Kendi blogunu oluştur ;)

HABERNAME

Ünlülerin yeni sağlık iksiri: Soya sütü

Sertap Erener'den Meg Ryan'a onlar bu sütü tercih ediyor!

sos Dünya starları formlarını korumak ve sağlıklı kalmak için yüksek proteinli, düşük kalorili yüzde yüz doğal içecek olan soya sütüne merak sardı. Ünlü popçu Sertab Erener de süt yerine soya sütü tüketiyor...

Uzun yıllar mücadele ettiği kolit hastalığından dolayı sağlığına son derece dikkat eden Sertab Erener formunu soya sütü içerek koruduğunu söyledi. Dünya starları Brad Pitt, Jonny Deep, Meg Ryan, Catherine Zeta Jones ve George Clooney, Paris Hilton'un da vazgeçilmezleri arasında bulunan soya sütünün içeriğindeki proteinlerin kalp hastalığı ve kanser gibi birçok kronik hastalıkla savaşmada önemli rol oynadığı biliniyor.

SİNDİRİMİ KOLAY

Yüzde yüz doğal olan ve tamamen soya bitkisinden elde edilen soya sütünün kolesterol seviyesini düşürmede de çok büyük faydası var. Sertab Erener, kolayca sindirilebilen, kolesterol içermeyen soya sütünün, hayvansal süte göre çok az yağ içerdiğini ve cilde de çok faydası olduğunu belirterek, spor ve diyet yapanlara bu içeçeği tavsiye etti. Ayrıca soya sütü, kemik sağlığının korunmasına da yardımcı oluyor.

DOKTORLAR UYARDI!

Soya sütü, sütün alternatifi olarak yurtdışında oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar, soya sütünün, süt gibi doktor kontrolü olmadan içilebilecek bir besin içeceği olduğunu söyledi. Bahtiyar, soya sütünün genelde risk faktörü taşımadığını ancak soyada bulunan bitkisel östrojenler nedeniyle göğüs kanseri olan ya da ailesinde göğüs kanseri bulunan kişilerin kontrolsüz tüketmemeleri gerektiğini ifade etti. Doktorlar, sütü sevmeyen ya da içemeyen çocuklar ve yetişkinlere alternatif olarak soya sütünü kullanmalarını tavsiye ediyor.

Fiyatlar 6 ayda iki katına çıktı

Kuraklık, tarım ürünlerinin bioyakıta dönüştürülmesi, Çin ve Hindistan’ın artan talebi, gıda fiyatlarına tavan yaptırdı. Tüm dünya artan fiyatlara çare ararken, maliyetler önce hazır yemekçileri vurdu. İrili ufaklı tam 300 hazır yemek firması kapandı

Firmalarla yıllık anlaşmalar yapan hazır yemekçiler mecburen tabildotları küçülttü. Salatalardan mısır kalktı. Tatlı ise tabildottan tamamen çıktı. Gıda trafiğinin merkezi Rami’de toptan fiyatların son 6 ayda yüzde 100’ün üzerinde arttığı dikkati çekiyor.


Gıdada birbiri ardına yaşanan fiyat artışları sonrası şirket yöneticileri tabildot listesinden tatlıyı çıkartmaya başladı. 2007’yi vuran kuraklığın yol açtığı birçok üründe rekolte kaybının, fiyatları 1 yılda ortalama yüzde 60 artırdığını söyleyen İstanbul Ticaret Odası Hazır Yemekçiler Meslek Komitesi Üyesi ve Keyveni Catering Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik, “Tarımda bir erezyon var. Zam yağmurunu hissetmeye başladık” dedi. Buğday fiyatlarının gıda ürünlerini tetiklediğini belirten Çelik, “2007 Ocak ayından bu yana bazı gıda ürünlerinde yüzde 100’den fazla zam geldi. Ortalama olarak baktığınızda yüzde 60’lık bir artış söz konusu. Bu da hammaddesinin tamamı tarıma dayalı olan hazır yemekçileri vurdu” diye konuştu.


Salatadan mısırı çıkarttırdılar

Aynı zamanda Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) kurucu üyesi olan Çelik, günlük yemek sağladıkları büyük bankaların, holdinglerin de kemer sıkmaya başladığına dikkat çekti.

Çelik, “Çalıştığımız şirketlerin patronları menüleri tekrar gözden geçirmeye başladılar. Zengin içerikli salatalar artık istenmiyor. Mısır fiyatı arttı diye salatadaki mısır artık istenmiyor. Hatta bazı patronlar ’Tatlıyı kesin’diyor. Geçen yıl bir çuval un 23 YTL’ydi. Şimdi 51-52 YTL olmuş. Tatlıyı hergün yerine 2-3 gün arayla vermeye başladık” diye konuştu.


Karaborsa geri dönecek

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Çukurova bölgesinin en büyük catering ve gıda şirketlerinden Avşar Gıda’nın sahibi Yakup Kumcu, fiyat artışlarının önlem alınmazsa kontrolsüz bir şekilde devam edeceğini söyledi. Geçen yıl yaşanan rekolte kayıplarının bu yıl da devam edeceğini belirten Kumcu şu bilgileri verdi: “Şu anda buğdaya bağlı ürün sıkıntısı yaşanıyor. Çin, Hindistan, Vietnam, Bangladeş gibi üretimin çoğunluğunu karşılayan ülkeler dışarıya ürün satmıyor. Ürün kıtlığı yaşanmasından çekiniyoruz. Petrol bir yılda yüzde 55-60 artmış. Gıdada ise yüzde 100’lük artışlar konuşuluyor. Spekülatörler var. Fiyatlar artık haftalık değil günlük artış gösteriyor. Biz neredeyse Türkiye’nin bütün bölgelerinde kamu kurumlarından özel şirketlere kadar birçok alanda hizmet sunuyoruz. Karaborsayı diriltmek istiyorlar. Pazar artık büyük şirketlerin oldu, küçükler tabela indiriyor.”


 

Çıplak cesedi bulundu

 GELİN YOLCULUĞU mezarda son buldu

İtalya’dan İsrail’e otostop yaparak gideceği “Gelin Yolculuğu” adını verdiği gezinin Türkiye ayağında kaybolan İtalyan sanatçı Pippa Bacca’nın cesedi Gebze’nin Tavşanlı köyü yakınlarında ormanlık alana gömülü bulundu

l GELİN Yolculuğu adı altında İtalya’nın Milano kentinden yola çıkan ve 31 Mart’tan bu yana kendisinden haber alınamayan İtalyan sanatçı Pippa Bacca’nın cesedi Kocaeli’nin Gebze İlçesi’ne bağlı Tavşanlı Köyü Sarıbayır mevkisinde ormanlık alanda yakınlarında toprağa gömülü bulundu. Bacca’nın cesedi, jandarmaya yapılan ihbar üzerine bulundu ve gömülü olduğu yerden çıkatılarak Gebze Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

Kamyon şoförü aranıyor

Gerçek adı Giuseppina Pasqualino di Marineo olan 33 yaşındaki Milanolu sanatçı, 8 Mart’ta arkadaşı Silvia Moro ile “Gelin Yolculuğu” adını verdikleri bir gezi başlattı. Kendi tasarladıkları gelinlikleri giyen iki arkadaş önce otostopla İtalya’nın Gorizia kentinden Zagreb’e ulaştılar. Daha sonra Sırbistan üzerinden Sofya’ya vardılar. 19 Mart’ta İstanbul’a gelen iki sanatçı, 5 Nisan’da Beyrut’ta buluşmak üzere sözleşerek yollarını ayırdı. Moro uçakla İstanbul’dan ayrılırken yola yalnız devam eden Bacca, Ankara, Adana, Hatay üzerinden Suriye, Lübnan, Ürdün’e ulaşmayı sonra da arkadaşıyla birlikte Tel Aviv’e gitmeyi planlıyordu.

Bacca son olarak 31 Mart günü sabah 10.45’te erkek arkadaşına bir mesaj gönderdi. Daha sonra kendisinden haber alınamadı. Ailesinin başvurusu üzerine İtalya’nın Türkiye ve Suriye’deki diplomatik temsilcilikleri alarma geçirildi, ancak Bacca’nın Suriye’ye giriş yapmadığı saptandı. Bacca’yı İstanbul’da ağırlayan bir kamyon şoförü, genç kadını son olarak Gebze’e giden bir arkadaşının kamyonunda gördüğünü söyledi. Kredi kartıyla yaptığı son harcama da 31 Mart öğle saatlerinde İtalyan sanatçının Gebze’de olduğunu doğruladı. Cinayetle ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülürken genç kadının en son birlikte görüldüğü kamyon şoförü aranıyor.

ZANLI YAKALANDI

`DÜNYA barışına sanatsal bir etkinlikle katılmak' amacıyla İtalya'dan bir arkadaşı ile birlikte gelinlik giyip 8 Mart'ta Milano'dan yola çıkan, otostop yaparak Tel Aviv'e giderken 31 Mart'ta Gebze İlçesi'nde kaybolan İtalyan sanatçı 33 yaşındaki Giuseppina Pasqualino di Marineo'yu tecavüz edip öldüren katil zanlısı Murat Karataş, kurbanının cep telefonunu kullanınca yakalandı. Yakalanan Murat Karataş'ın, hırsızlık başta olmak üzere birçok suçtan sabıkası bulunduğu, cinayeti işledikten sonra Tekirdağ ve Çerkezköy'e gittiği belirlendi.

Sanat dünyasında `Pippa Bacca' olarak tanınan, sanatçı arkadaşı Silvia Moro ile birlikte gelinlik giyerek 8 Mart 2008 tarihinde Milano'dan yola çıkan Giuseppina Pasqualino di Marineo, Balkan ülkeleri ve Türkiye üzerinden otosptop yaparak dünyaya barış mesajı vermek amacıyla Tel Aviv'e gitmeyi hedefliyordu. Milano'daki kardeşi ve nişanlısına attığı SMS mesajlarından 19 Mart'ta İstanbul'da birbirinden ayrıldığı belirlenen 2 arkadaştan Pippa Bacca, en son olarak üzerinde gelinlik benzeri kıyafet ve elinde barış çağrısı yapan pankartla 31 Mart'ta Gebze'de D-100 Karayolu'nun Bayramoğlu sapağında görüldükten sonra akibetinden haber alınamadı.

İtalya'daki kız kardeşi Antonia Giuseppina Pasqualinio di Marineo ve nişanlısı Giovanni Chiari'nin, Pippa Bacca'dan 31 Mart'tan itibaren haber alamadıklarını bildirerek medya kanalıyla yardım istemesi üzerine, bu haberleri ihbar kabul eden Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri bazı ihbarları da değerlendirerek harekete geçti.

KATİL ZANLISI, TELEFONA KENDİ KARTINI TAKMIŞ

Polis, yaptığı araştırmalarda 31 Mart'ta Pippa Bacca'yı Gebze Bayramoğlu sapağındaki akaryakıt istasyonundan aracına aldığını belirlediği Murat Karataş'ı aramaya başladı. Eşinden ayrı yaşayan evli ve 2 çocuk babası olduğu belirlenen, ayrıca 3'ü hırsızlık olmak üzere birçok suçtan sabıkası bulunan Murat Karataş'ın peşine düşen polis, İtalyan sanatçının cep telefonunu da IMEI numarasından izlemeye aldı. Murat Karataş'ın Tekirdağ ve Çerkezköy taraflarında olduğunu belirleyen polis ekipleri buraya giderek onu kamyonetiyle birlikte ele geçirdi.

Murat Karataş, sorgusunda İtalyan sanatçıyı akaryakıt istasyonunda aracına aldığını, daha sonra Taşşancıl Köyü yakınlarındaki Ballıkayalar Mevkii'ne götürdüğünü, orada tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdüğünü itiraf etti. Polis bu ifade üzerine dün gece geç saatlerde katil zanlısı Murat Karataş'ı olay yerine götürdü. Gece yarısına doğru tamamlanan yer gösterme sırasında ekipler, ormanlık alanda çalıların arasında İtalyan sanatçının boğularak öldürülmüş çıplak cesedini buldu. Ceset, olay yeri ve savcı incelemesinin ardından Darıca'daki Gebze Devlet Hastanesi Morgu'na götürüldü. Yapılan otopside Giuseppina Pasqualino di Marineo'nın kendisinden son olarak haber alındığı 31 Mart tarihinde öldürüldüğü anlaşıldı.

`BARIŞ GELİNİ'

İtalya'da ve sanat dünyasında gelinlikli barış yürüyüşü nedeniyle `Barış Gelini' olarak da adlandırılan Giuseppina Pasqualino di Marineo'nun cesedi bulununca İtalyan Konsolosluğu'na bildirildi. Birkaç günden bu yana Türkiye'de bulunan kız kardeşi ve nişanlısı, saat 01.00 sıralarında konsolosluk görevlileri ile birlikte Gebze'ye geldi. Hastane morgunda teşhis edilen İtalyan kadının cesedi saat 04.00 sıralarında İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Sabaha kadar sorgulanan katil zanlısı Murat Karataş ise, günün ilk ışıklarında doktor muayenesine götürüldü. Yüzünü saklamaya çalışan zanlının tecavüz ve cinayet sırasında yanında başka kimse olup- olmadığı kesinlik kazanmazken, yanında 2 kişinin daha olduğu öne sürülürken, yetkililer bu konudaki soruları yanıtsız bıraktı. Karataş'ın en geç pazartesi günü adliyeye çıkarılması bekleniyor.

"GELİNLER SEYAHATTE" PROJESİ

Türkiye'de
kaybolan İtalyan sanatçı Giuseppina Pasqualino'nun di Marineo'nun, Gebze
yakınlarındaki bir ormanlık arazide ölü olarak bulunduğuna ilişkin haber
üzerine, "Gelinler Seyahatte" projesinin internet sitesine taziye
mesajları gelmeye başladı.

Haber sayfasında ziyaretçilerin mesajlarına ayrılan "Pano" bölümünde,
daha çok Pippa Bacca adıyla tanınan sanatçının ölü olarak bulunduğu
haberini, taziye mesajıyla duyuran bir Türk ziyaretçiye, "Luciano"
adlı bir İtalyan ise, "Bir kişinin yaptığı bir iş yüzünden sizin ve
ülkenizin utanç duyması gerekmiyor" mesajıyla karşılık verdi.

Bacca ve Silvia Moro adlı iki kızın, barış mesajı verme amacıyla,
gelinlik giyerek otostop yöntemiyle Balkanlar ve Türkiye üzerinden
Filistin'e ulaşma projelerini, tanıtım amacıyla oluşturulan internet
sayfasının girişinde henüz ölüm haberine yer verilmemesine karşın,
açılan "Pano" bölümüne, taziye mesajlarının bırakılmaya başlanması
dikkat çekti.

Müge adlı bir Türk de gönderdiği mesajda duygularını şu sözlerle dile
getirdi:
"Cesedinin bulunmuş olduğunu az önce televizyondan öğrendim. Ne kadar
üzgün olduğumu anlatamam. Ülkem adına utanıyorum. Tüm kalbimle, ona bunu
yapan veledi zinanın bir an önce yakalanmasını diliyorum. Ailesine ve
arkadaşlarına sabır niyaz ediyorum. Dualarım sizlerle".

Luciano ismini kullanan bir ziyaretçi ise ölüm haberini duyuran Türk
ziyaretçinin mesajına şu sözlerle karşılık verdi:
"Teşekkürler Müge. İyi bir insansın, hissiyatını da gerçekten takdirle
karşılıyoruz. Sana teşekkür etmekle birlikte şu sözümüze de kulak ver:
Bir kişinin yaptığı bir iş yüzünden sizin ve ülkenizin utanç duyması
gerekmiyor".

'Erkeklerin istediği herşey mevcut'

Başrolünde Paris Hilton’un oynadığı “The Hottie and the Nottie-Seksi ve Çılgın” romantik komedi filmlerinin tutkunlarını ve gülmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek isteyen sinemaseverleri ve erkekleri fazlasıyla memnun edebilecek bütün unsurları taşıyor.

2 Mayıs’ta gösterime girecek film aynı zamanda bir çeşit “Güzel ve Çirkin” komedisi.

Filmin merkezindhe “güzel ve şanslı” bir kadın olan Cristabel Abbott (Paris Hilton); onun daha az talihli arkadaşı June Phigg (Christine Lakin) ve ikisinin tam ortasında kalan sırılsıklam aşık bir erkek bulunuyor.

Paris Hilton GALERİSİ için tıklayın

Hikaye ise şöyle gelişiyor: İlkokul yıllarından beri Cristabel’in sevgilisi olma isteğiyle yanıp tutuşan talihsiz Nate Cooper’ın (Joel David Moore), hayallerinin gerçek olmasının tek bir yolu vardır. Erkeklerin kendisinden bucak bucak kaçtığı June’a acele bir erkek arkadaş bulmak zorundadır. Bunu başaramadığı takdirde hayallerinin kızını elde etme şansı sıfırlanacaktır. June artılarından çok eksileri olan, evde kalmış, hiçbir erkeğin kendisiyle ilgilenmediği bir kızkurusu olduğundan, ona gönüllü bir partner ayarlamak ve bulmak dünyanın en güç ve en zorlu görevidir. Nate aşkı uğruna imkansızı başarmayı deneyecektir.

ABD’liler kredi kartı ile nakit pazarlığına başladı

kk 
 
Bir çok Türk vatandaşının kısa vadeli borçlarını döndürmek için kullandığı bir yöntem, şimdilerde ABD’de hızla yayılıyor


Konutlarına el konulan, fakirleşen ve evlerdeki bakır boruları bile çalan ABD’liler şimdi de kredi kartı sahteciliğine başladı. Bankalardan kredi bulmakta zorlanan Amerikalılar, kısa vadeli borçlarını döndürmek için küçük işletmelere akın ediyor. Market gibi küçük işletmeler, yapılan her sahte 100 dolarlık alışveriş karşılığı kart sahibine 70 dolar nakit ödüyor.

Bu yöntemi pek çok Türk oldukça iyi biliyor. Tüketici özellikle merkez dışında, küçük, markasız bir markete gider, kısa bir pazarlık sonrası kredi kartından sanki alışveriş yapmış gibi para çektirir, ancak cebinde herhangi bir ürün değil, nakit parayla dışarı çıkar. 2001 krizi döneminde borçlarını döndürmekte zorlanan çok sayıda Türk vatandaşının kullandığı bu yöntemi şimdi de mortgage krizi nedeniyle kredi kartı borcu toplam 915 milyar dolar gibi rekor seviyeye yükselen ABD vatandaşları keşfetti. Son dönemde bu yöntemle çekilen paranın 2 milyar dolar düzeyine ulaştığı tahmin ediliyor.

Yasadışı ama 2 milyar $ çekildi

* Kredi kartından para çekip, müşteriye daha düşük miktarda nakit ödemek ABD kanunlarına göre suç. Ancak yasadışı olması, yöntemin hızla yaygınlaşmanının önüne geçemiyor. 915 milyar dolarlık ABD kredi kartı pazarının şimdiden 2 milyar dolarının bu yöntemle gerçekleştiği tahmin ediliyor.

İngilizlerin de % 6’sı kartla borç ödüyor

* Ocak ayında yapılan bir araştırma, İngiliz ev sahiplerinin de yüzde 6’sının mortgage kredi borçlarını ödemek için kredi kartlarını kullandığını ortaya koydu. İngiltere’de 2006’dan bu yana ödenmemiş kredi kartı borçları yüzde 50 artış gösterdi. 

Sevgilisinden cip hediye alan gelir vergisi ödeyecek

Veraset vergisini kaldıran Maliye, yeni bir tasarı ile intikal vergisini gelir vergisi kapsamına soktu. Sevgilisinden cip hediye alan veya babasının ev aldığı bir kişi şimdiye kadar fiiliyatta bir vergi ödemiyordu. Yeni tasarı ile ise hediye olarak alınan ev ve arabanın bedelinin belirli bir bölümü yüzde 15 ila 35 gelir vergisine tabi olacak

Malİye Bakanlığı’nın hazırladığı tasarıdan “pahada ağır hediyelere” gelir vergisi çıktı. Tasarı, mirastan alınan vergiyi kaldırırken, babadan çocuğa, abladan kardeşe tüm bağış ve hediyeleri gelir vergisi kapsamına alıyor. Buna göre, çocuğa ya da eşe bağışlanan eve, sevgiliye alınan cipe de gelir vergisi uygulanacak. Böylece sevgilisinden tekne, yalı, cip gibi hediyeler alanlar da gelir vergisi mükellefi yapılacak.

Eski sistem nasıldı?

Mevcut uygulamada eş ve çocuklara miras kalan malın 96 bin YTL’si, veraset ve intikal vergisinden muaf, aşan kısım yüzde 1 ila 10 arasında vergiye tabi tutuluyor. Örneğin 150 bin YTL’ye kadar olan hediyelerde yüzde 1, 2 milyon 530 bin YTL’yi aşan hediyelerde ise yüzde 10 vergi uygulanıyordu. Vergiler de 3 yılda 6 taksitte alınıyordu. Ancak mevcut sistemde Maliye bu verginin peşine düşmüyor, yani fiiliyatta alınan hediyenin vergisi ödenmiyordu.

 Gelir vergisine dahil

Yeni çıkacak yasa ise bu kez babasının ev hediye ettiği çocuğu gelir vergisi mükellefi yapacak. Tasarıya göre, anne-baba, koca ya da sevgiliden gelen cip, ev, arazi gibi hediyeler gelir vergisi kapsamına alınacak. 1 milyon YTL’lik banka mevduat hesabına, eşin ortak edilmesi halinde eşin hissesine isabet eden 500 bin YTL nedeniyle gelir vergisi ödemesi gerekecek. Gelir vergisinin oranı ise yüzde 15 ile 35 arasında değişiyor. 2008 tarifesine göre 7 bin 800 YTL’nin altındaki gelirlerden yüzde 15 vergi alınıyor. 44 bin 700 YTL’yi aşan kısımda vergi oranı yüzde 35 oluyor.

Muafiyet netleşmedi

Bu uygulamaya göre eşinden 50 bin YTL’lik bir cip hediye alan bir kişinin yüzde 35 oranında, yani 17.5 bin YTL gelir vergisi ödemesi gerekiyor. Ancak bu durumun vatandaşın vergi yükünü artıracağını gören Maliye Bakanlığı tasarıda vergilemede ’hediye miktarının belirli bir bölümünü muaf tutma’ yoluna gidecek. Buna göre, örneğin hediye edilen 300 bin YTL değerindeki evin tutarının belli bir kısmı esas alınacak ve gelir vergisi oranı bu tutara uygulanacak. Böylece tasarı yasalaştıktan sonra bu tür bağışlardaki vergi yükünün çok artmaması sağlanacak.

 Toplam vergi gelirlerinin binde 8’i

Malİye Bakanlığı, 2007 yılında veraset ve intikal vergisi olarak sadece 124.6 milyon YTL toplayabildi. veraset ve intikal vergisi tahsilatı her zaman düşük oldu. 2008 yılında da Maliye bu vergiden beklediği gelir hedefini 152 milyon YTL olarak belirledi. Bu paralelde bu vergilerle ilgili yeni bir düzenleme yapmak için çalışma başladı. 2007 ve 2008 yıllarında toplam vergi gelirlerinin sadece onbinde 8’i olarak hesaplanan ve bütçe hedefleri arasına da bu oranla konulan veraset ve intikal vergisi tahsilatı, 2007 yılında bu oranı bile tutturamayarak yüzde 7’de kaldı.

Dolarda hareketli gün

hurriyet.com.tr

Dolarda dün başlayan hareketlilik bugün de devam ediyor. Kurlar geniş bir bantta dalgalanırken, 1.28'e yaklaştı.

Bankalararası piyasada güne hızlı bir başlangıç yapan dolar 1.2780 YTL'ye kadar yükseldi, arkasından 1.2700 seviyesinde dengelendi. Serbest piyasada ise satışlar etkisini artırırken, kurlar saat 10.35 itibariyle 1.2630'a geldi. 

Öğleye kadar olan bölümde 1.26'nın da altına sarkan dolar, öğleden sonra ise borsalardaki düşüşle birlikte yeniden yönünü yukarı çevirdi. Serbest piyasada en düşük 1.2555 YTL'yi gören dolar, sonrasında 1.2755 YTL'ye kadar yükseldi. Dolar piyasa kapanışına yakın 1.2730-1.2750 bandından seyrediyor.    

Şimdiye kadar genellikle yurtdışı piyasalarla birlikte hareket eden Türkiye piyasası, son dönemde ise dışarıdan biraz ayrışmaya başladı. Özellikle içerideki siyasi gelişmelerin giderek daha fazla göze batması, yabancı yatırımcıların da dolarda alıcılı görünmesine neden oluyor.

Piyasayı değerlendiren uzmanlar, özellikle yabancı yatırımcının döviz talebinin arttığını, buna karışılık şimdiye kadar yükselişlerin sigortası olan yerli yatırımcının biraz daha çekimser olduğunu belirtiyor.

YABANCILAR TEDİRGİN

ABank Bono Masası Müdürü Barbaros Özüyılmaz, içerideki siyasi gelişmelerin rahatsızlık yarattığını, bu nedenle bir süredir bono ve dövizde yabancı hareketlerinin görüldüğünü kaydetti. Özüyılmaz, "Artık yerli yatırımcı da her yükselişi fırsat olarak görmekten vazgeçti ve biraz daha çekimser davranmaya başladı." diye konuştu.
 
Henüz ciddi bir çıkış olmadığının altını çizen Özüyılmaz, "yabancılar tedirgin ama belli bir panik gözlenmiyor. Ama parça parça çıkışlar geliyor, alışlar ise ortadan kayboldu "dedi.

Siyasette yumuşama olursa kurların buradan aşağı döneceğini kaydeden Özüyılmaz, tersi durumda ise kurların yönünün de yukarı olacağını belirtti. Özüyılmaz kur hedefi konusunda da , "Rakam vermek çok zor, çünkü olayların yönünü siyaset belirleyecek" dedi.

Yunanistan'a 'Türk' tokadı

AİHM, Batı Trakya'da adında 'Türk' sözcüğü bulunduğu için mahkeme kararıyla kapatılan derneklerin yaptığı itirazı yerinde buldu.

Batı Trakya'da, adında "Türk" sözcüğü bulunduğu gerekçesiyle mahkeme kararıyla kapatılan "İskeçe Türk Birliği" ile "Rodop Türk Kadınları Kültür Derneği"nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yaptığı itiraz başvurusunun lehte sonuçlanması, Türk Azınlık tarafından memnuniyetle karşılandı.

AİHM'nin kararıyla ilgili A.A muhabirine açıklama yapan İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, "Türk Azınlığın etnik kimlik konusunda verdiği 25 yıllık hukuk ve demokrasi mücadelesinin başarıyla sonuçlanmasından büyük mutluluk duyduğunu" söyledi.

Ahmetoğlu, Türk Azınlığın bu kararı 25 yıldır beklediğini belirterek, "Bu karar, Batı Trakya Türkleri için tarihi bir karardır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu kararının Batı Trakya Türk Toplumuna ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

İskeçeli Türk avukat Orhan Hacıibram, "AİHM'nin bu kararından sonra, Batı Trakya'da kapatılan Türk Derneklerinin
yeniden faaliyete geçmelerinin ve Türk ismiyle yeni dernek kurmanın yasal yollarının açılabileceğini" belirtti.

Hacıibram, "Kararla ilgili henüz ayrıntılı bilgi elimize geçmedi. Ancak, AİHM'den yapılan açıklamaya göre, her iki davada haksız bulunan Yunan devleti, kapatılan Türk Derneklerinin Asliye Hukuk Mahkemesindeki kayıtlarının
silinmesini iptal etmek ve Türk ismiyle yeni kurulacak derneklerin tüzüklerini onaylamak durumundadır" diye konuştu.

Kurulduğu 1927 yılında bu yana yaklaşık 60 yıl yasal olarak faaliyetlerini sürdüren İskeçe Türk Birliği, 1986 yılında İskeçe valiliğinin "Batı Trakya'da Türk bulunmadığı" iddiasıyla açtığı dava sonucunda, İskeçe Mahkemesi
tarafından kapatılma kararı alınmıştı.

İskeçe Türk Birliği, yaklaşık 20 yıl süren iç hukuk mücadelesinin aleyhine sonuçlanmasının ardından 2005 yılında davayı AİHM'ye taşımıştı.

Öte yandan 2001 yılında kurulmak istenilen, ancak adında "Türk" sözcüğünün bulunması nedeniyle kuruluş izni verilmeyen "Rodop Türk Kadınları Kültür Derneği" de, alt mahkemelerin bu konudaki kararının 2005 yılında Yunanistan Yüksek Mahkemesi (Arios Pagos) tarafından onaylanmasının ardından davayı AİHM'ye götürmüştü.

Bu arada daha önce aynı gerekçelerle Rodop valiliği tarafından kapatılması istemiyle aleyhlerinde dava açılan Gümülcine Türk Gençler Birliği ile Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği ise uzun süren hukuk süreci sonucunda, alt mahkemenin dernekleri kapatma kararının 1988 yılında Yüksek Mahkeme tarafından da onaylanması üzerine, "Türk" deyimi bulunan tabelaları sökülmüş ve faaliyetleri durdurulmuştu.hürriyet

Hain saldırıya tepkiler yağıyor...

demo
Hakkari'de 12 askerimizin şehit olmasının ardından teröre lanet yağdı...

TBMM BAŞKANI KÖKSAL TOPTAN: 16 YİĞİDİMİZİN KANI YERDE KALMAYACAK

TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''16 yiğidimizin kanı yerde kalmayacak'' dedi.

Ankara'da Jale Tezer İlköğretim Okulu'nda oyunu kullanan TBMM Başkanı Toptan, çıkışta gazetecilerin Hakkari'deki terör saldırısı hakkındaki sorularını cevaplandırdı. Teröre bugün 16 askerin şehit verilmesi hakkında Toptan, ''16 yiğidimizin kanı yerde kalmayacak'' şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son günlerde terörün sona erdirilmesi için ümit vadedici açıklamalarda bulunduğunu söyleyen Toptan, ''Ancak bazıları bu mesajları anlamak istemiyor. Bu sağduyulu yaklaşıma olumlu karşılık verilmiyor.'' dedi.

Bağdat ve Avrupa Birliği'nden gelen bazı seslerin terörü cesaretlendirdiğinin altını çizen Toptan, tezkerenin kullanımı hakkında şunları söyledi: ''Türkiye dünyanın en güçlü ordularından birine sahip. TBMM'de hükümete tezkere kullanma yetkisi verildi. Hükümet bu yetkiyi uygun şekilde kullanacaktır.''

SÜLEYMAN DEMİREL: BU KAN AKMAYA DEVAM EDEMEZ

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ''Bu kan durmalıdır. Bu kan akmaya devam edemez. Türkiye bu çeşit rezaletlerin, cinayetlerin, kalleşliklerin, densizliklerin hakkından gelecek güce her zaman sahiptir, sahip olmaya da devam edecek'' dedi.

Demirel, olayı ''üzücü'' olarak değerlendirerek, şunları söyledi:

''Ben kaç gündür söylüyorum: Bu kan durmalıdır. Bu kan akmaya devam edemez. Milletimizi her gün yasa boğmaya kimsenin hakkı yoktur. Gencecik evlatlarımızı ömürlerinin baharında ebediyete götürmeye kimsenin hakkı yoktur. Devletimiz ne yapılması lazımsa yapmalıdır. Hem milleti yasa boğuyor hem devleti güçsüz gösteriyor. Türkiye bu çeşit rezaletlerin, cinayetlerin, kalleşliklerin densizliklerin hakkında gelecek güce her zaman sahiptir, sahip olmaya da devam edecek. Türkiye'nin gururuyla, onuruyla kimse oynamamalı ve milleti yasa boğmaya kimsenin hakkı olmamalıdır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum.''

BAKAN ÇELİK: ELLERİ KIRILSIN

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde askeri birliğe düzenlenen saldırıyla ilgili, ''Bu son gelişmeler, öyle tahmin ediyorum, çok daha keskin tedbirleri uygulamamızı ortaya koyacak'' dedi.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de öngören Anayasa değişikliği paketi için halk oylamasına katılmak üzere Yıldırım İlköğretim Okuluna gelen Bakan Çelik, gazetecilerin Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde askeri birliğe düzenlenen saldırıyla ilgili sorularını yanıtladı.

Bu konuyla ilgili söylenecek sözlerin bir anlamının bulunmadığı düşüncesinde olduğunu ifade eden Çelik, ''Elleri kırılsın diyorum ben. Yine milletimizin güzel ve anlamlı gününü zehir ettiler'' dedi.

Bakan Çelik, şunları kaydetti:

''Öyle tahmin ediyorum ki son gelişen olaylar, tezkere olayları çerçevesinde, umarım bir provokasyon filan, başka bir amaca dönük değildir, klasik terör çatışması neticesinde olan bir hadisedir. Ama yine yüreklere kor düştü, yine analar ağlıyor, milletimiz ağlıyor, 'Milletimizin başı sağ olsun' diyorum. Bu son gelişmeler, öyle tahmin ediyorum çok daha keskin tedbirleri uygulamamızı ortaya koyacak. Milletimizin başı sağolsun diyorum.''

ADALET BAKANI ŞAHİN: KARARLI DURUŞUMUZ DEVAM EDECEKTİR

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde askeri birliğe düzenlenen saldırıyla ilgili, ''Son derece üzgünüz. Şehit olan memleket evlatlarına rahmetler diliyoruz'' dedi.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de öngören Anayasa değişikliği paketi için halk oylamasına katılmak üzere Antalya'daki Ramazan Savaş İlköğretim Okuluna gelen Bakan Şahin, gazetecilerin, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde askeri birliğe düzenlenen saldırıyla ilgili sorularını yanıtladı.

Bakan Şahin, kendisine 13 askerin şehit olduğu haberinin geldiğini, yaralı askerlerin de bulunduğunu bildiğini söyledi.

Şehit sayısının artmamasını dilediklerini belirten Şahin,şunları kaydetti:

''23 yıldır Türkiye'nin uğraştığı terörle mücadele, bu tür bedellerin ödenmesine yol açabiliyor. Son derece üzgünüz. Şehit olan memleket evlatlarına rahmetler diliyoruz.

Tüm milletimizin başı sağ olsun. Ancak terörle mücadelede Türkiye Cumhuriyeti devletinin, kararlı duruşu devam edecektir, devam etmek mecburiyetindedir. Birkaç haftadır terör örgütünün pusu kurarak, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine kayıplar verdirmesi, sıkışmış olduğunu, can havliyle ne yaptığını bilemez bir tavrın sonucu olduğunu, köşeye sıkışmış olduğunu gösteriyor.

Millet arkamızdadır, TBMM gerçekten büyük bir konsensüs ortaya koymuş, her türlü tedbirin alınması konusunda, sınır ötesi harekat dahil, bu yetkiyi hükümetimize vermiştir.

Bütün bu yetkiler, kuşkusuz ki kendi şartları içinde büyük bir titizlik içinde uygulanacaktır. Milletimiz biliyorum ki son derece üzüntülüdür. Bu mücadelenin, çok zor bir mücadele olduğunu da takdir edeceklerdir. Devletiyle, hükümetiyle, güvenlik güçleriyle bu mücadeleden mutlaka Türkiye Cumhuriyeti devleti galip çıkacaktır.''

Bakan Şahin, bir gazetecinin, ''Bakanlar Kurulu olağanüstü toplanacak mı?'' şeklindeki sorusuna da şu yanıtı verdi:

''Bakanlar Kurulu'nun olağanüstü toplanmasını Başbakan tayin eder. Zaten yarın haftalık toplantımız icra edilecek. Yarın toplanacağımız için acil bir toplantı beklemiyorum. Ama şu anda devletimizin ve hükümetimizin birinci öncelikli gündem maddesi terörle mücadeledir.

Çarşamba günü de Milli Güvenlik Kurulu toplantımız var. Gereken neyse yapılacaktır. Tüm dünya da, bizim bu konudaki duyarlılığımızı biliyor. Ama terör örgütü ne yaparsa yapsın amacına ulaşamayacaktır.''

BAKAN ÇAĞLAYAN: GEREKEN CEVAP FAZLASIYLA VERİLECEKTİR

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Hakkari'deki terör saldırılarına ilişkin olarak, ''Gereken cevap fazlasıyla verilecektir. Tezkereyle ilgili bundan sonra talep Genelkurmay'dan gelecek. Genelkurmay'ın bu konuda talebi doğrultusunda gereken yapılacaktır. Onunla ilgili vize zaten alınmıştır.'' dedi.

Terörde şehit düşenlerin ailelerine başsağlığı dileyen Çağlayan, ''Ateş sadece düştüğü yeri değil tüm ülkeyi yakıyor.'' dedi. Sınır ötesi operasyon konusunda bundan sonra talebi Genelkurmay'dan bekleyeceklerini söyleyen Çağlayan, ''Gereken cevap fazlasıyla verilecektir. Tezkereyle ilgili bundan sonra talep Genelkurmay'dan gelecek. Genelkurmay'ın bu konuda talebi doğrultusunda gereken yapılacaktır. Onunla ilgili vize zaten alınmıştır.'' dedi.

AJANSLAR

Şırnak'taki askeri birlikler Hakkari sınırına kaydırılıyor

sirnakHakkari'nin Yüksekova ilçesi Dağlarca mevkii bölgesinde meydana gelen çatışmada 14 askerin şehit olmasının ardından Şırnak'taki güvenlik güçleri Hakkari Yüksekova sınırına kaydırılıyor.

Son zamanlarda Bölgede yaşanan terör olayları nedeniyle operasyonlarını artıran Mehmetçik, Hakkari'deki PKK saldırısının ardından Beytüşşebap, Kato Dağı bölgesi ile Hakkari Çukurca sınırına kaydırılıyor. Gabar, Cudi, Namaz, Küpeli ve Kato dağlarında PKK terör örgütüne karşı operasyonlarını yoğunlaştıran güvenlik güçleri yaşanan terör olayı sonrası Hakkari sınırına kaydırılıyor. Operasyonlara komandolarla birlikte bölgeyi iyi tanıyan korucular da katılıyor.