Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

HABERNAME

15 tane "haberler" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"haberler" tagli diger ogeler resimler , videolar

Ünlülerin yeni sağlık iksiri: Soya sütü

Sertap Erener'den Meg Ryan'a onlar bu sütü tercih ediyor!

sos Dünya starları formlarını korumak ve sağlıklı kalmak için yüksek proteinli, düşük kalorili yüzde yüz doğal içecek olan soya sütüne merak sardı. Ünlü popçu Sertab Erener de süt yerine soya sütü tüketiyor...

Uzun yıllar mücadele ettiği kolit hastalığından dolayı sağlığına son derece dikkat eden Sertab Erener formunu soya sütü içerek koruduğunu söyledi. Dünya starları Brad Pitt, Jonny Deep, Meg Ryan, Catherine Zeta Jones ve George Clooney, Paris Hilton'un da vazgeçilmezleri arasında bulunan soya sütünün içeriğindeki proteinlerin kalp hastalığı ve kanser gibi birçok kronik hastalıkla savaşmada önemli rol oynadığı biliniyor.

SİNDİRİMİ KOLAY

Yüzde yüz doğal olan ve tamamen soya bitkisinden elde edilen soya sütünün kolesterol seviyesini düşürmede de çok büyük faydası var. Sertab Erener, kolayca sindirilebilen, kolesterol içermeyen soya sütünün, hayvansal süte göre çok az yağ içerdiğini ve cilde de çok faydası olduğunu belirterek, spor ve diyet yapanlara bu içeçeği tavsiye etti. Ayrıca soya sütü, kemik sağlığının korunmasına da yardımcı oluyor.

DOKTORLAR UYARDI!

Soya sütü, sütün alternatifi olarak yurtdışında oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar, soya sütünün, süt gibi doktor kontrolü olmadan içilebilecek bir besin içeceği olduğunu söyledi. Bahtiyar, soya sütünün genelde risk faktörü taşımadığını ancak soyada bulunan bitkisel östrojenler nedeniyle göğüs kanseri olan ya da ailesinde göğüs kanseri bulunan kişilerin kontrolsüz tüketmemeleri gerektiğini ifade etti. Doktorlar, sütü sevmeyen ya da içemeyen çocuklar ve yetişkinlere alternatif olarak soya sütünü kullanmalarını tavsiye ediyor.

Fiyatlar 6 ayda iki katına çıktı

Kuraklık, tarım ürünlerinin bioyakıta dönüştürülmesi, Çin ve Hindistan’ın artan talebi, gıda fiyatlarına tavan yaptırdı. Tüm dünya artan fiyatlara çare ararken, maliyetler önce hazır yemekçileri vurdu. İrili ufaklı tam 300 hazır yemek firması kapandı

Firmalarla yıllık anlaşmalar yapan hazır yemekçiler mecburen tabildotları küçülttü. Salatalardan mısır kalktı. Tatlı ise tabildottan tamamen çıktı. Gıda trafiğinin merkezi Rami’de toptan fiyatların son 6 ayda yüzde 100’ün üzerinde arttığı dikkati çekiyor.


Gıdada birbiri ardına yaşanan fiyat artışları sonrası şirket yöneticileri tabildot listesinden tatlıyı çıkartmaya başladı. 2007’yi vuran kuraklığın yol açtığı birçok üründe rekolte kaybının, fiyatları 1 yılda ortalama yüzde 60 artırdığını söyleyen İstanbul Ticaret Odası Hazır Yemekçiler Meslek Komitesi Üyesi ve Keyveni Catering Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik, “Tarımda bir erezyon var. Zam yağmurunu hissetmeye başladık” dedi. Buğday fiyatlarının gıda ürünlerini tetiklediğini belirten Çelik, “2007 Ocak ayından bu yana bazı gıda ürünlerinde yüzde 100’den fazla zam geldi. Ortalama olarak baktığınızda yüzde 60’lık bir artış söz konusu. Bu da hammaddesinin tamamı tarıma dayalı olan hazır yemekçileri vurdu” diye konuştu.


Salatadan mısırı çıkarttırdılar

Aynı zamanda Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) kurucu üyesi olan Çelik, günlük yemek sağladıkları büyük bankaların, holdinglerin de kemer sıkmaya başladığına dikkat çekti.

Çelik, “Çalıştığımız şirketlerin patronları menüleri tekrar gözden geçirmeye başladılar. Zengin içerikli salatalar artık istenmiyor. Mısır fiyatı arttı diye salatadaki mısır artık istenmiyor. Hatta bazı patronlar ’Tatlıyı kesin’diyor. Geçen yıl bir çuval un 23 YTL’ydi. Şimdi 51-52 YTL olmuş. Tatlıyı hergün yerine 2-3 gün arayla vermeye başladık” diye konuştu.


Karaborsa geri dönecek

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Çukurova bölgesinin en büyük catering ve gıda şirketlerinden Avşar Gıda’nın sahibi Yakup Kumcu, fiyat artışlarının önlem alınmazsa kontrolsüz bir şekilde devam edeceğini söyledi. Geçen yıl yaşanan rekolte kayıplarının bu yıl da devam edeceğini belirten Kumcu şu bilgileri verdi: “Şu anda buğdaya bağlı ürün sıkıntısı yaşanıyor. Çin, Hindistan, Vietnam, Bangladeş gibi üretimin çoğunluğunu karşılayan ülkeler dışarıya ürün satmıyor. Ürün kıtlığı yaşanmasından çekiniyoruz. Petrol bir yılda yüzde 55-60 artmış. Gıdada ise yüzde 100’lük artışlar konuşuluyor. Spekülatörler var. Fiyatlar artık haftalık değil günlük artış gösteriyor. Biz neredeyse Türkiye’nin bütün bölgelerinde kamu kurumlarından özel şirketlere kadar birçok alanda hizmet sunuyoruz. Karaborsayı diriltmek istiyorlar. Pazar artık büyük şirketlerin oldu, küçükler tabela indiriyor.”


 

Çıplak cesedi bulundu

 GELİN YOLCULUĞU mezarda son buldu

İtalya’dan İsrail’e otostop yaparak gideceği “Gelin Yolculuğu” adını verdiği gezinin Türkiye ayağında kaybolan İtalyan sanatçı Pippa Bacca’nın cesedi Gebze’nin Tavşanlı köyü yakınlarında ormanlık alana gömülü bulundu

l GELİN Yolculuğu adı altında İtalya’nın Milano kentinden yola çıkan ve 31 Mart’tan bu yana kendisinden haber alınamayan İtalyan sanatçı Pippa Bacca’nın cesedi Kocaeli’nin Gebze İlçesi’ne bağlı Tavşanlı Köyü Sarıbayır mevkisinde ormanlık alanda yakınlarında toprağa gömülü bulundu. Bacca’nın cesedi, jandarmaya yapılan ihbar üzerine bulundu ve gömülü olduğu yerden çıkatılarak Gebze Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

Kamyon şoförü aranıyor

Gerçek adı Giuseppina Pasqualino di Marineo olan 33 yaşındaki Milanolu sanatçı, 8 Mart’ta arkadaşı Silvia Moro ile “Gelin Yolculuğu” adını verdikleri bir gezi başlattı. Kendi tasarladıkları gelinlikleri giyen iki arkadaş önce otostopla İtalya’nın Gorizia kentinden Zagreb’e ulaştılar. Daha sonra Sırbistan üzerinden Sofya’ya vardılar. 19 Mart’ta İstanbul’a gelen iki sanatçı, 5 Nisan’da Beyrut’ta buluşmak üzere sözleşerek yollarını ayırdı. Moro uçakla İstanbul’dan ayrılırken yola yalnız devam eden Bacca, Ankara, Adana, Hatay üzerinden Suriye, Lübnan, Ürdün’e ulaşmayı sonra da arkadaşıyla birlikte Tel Aviv’e gitmeyi planlıyordu.

Bacca son olarak 31 Mart günü sabah 10.45’te erkek arkadaşına bir mesaj gönderdi. Daha sonra kendisinden haber alınamadı. Ailesinin başvurusu üzerine İtalya’nın Türkiye ve Suriye’deki diplomatik temsilcilikleri alarma geçirildi, ancak Bacca’nın Suriye’ye giriş yapmadığı saptandı. Bacca’yı İstanbul’da ağırlayan bir kamyon şoförü, genç kadını son olarak Gebze’e giden bir arkadaşının kamyonunda gördüğünü söyledi. Kredi kartıyla yaptığı son harcama da 31 Mart öğle saatlerinde İtalyan sanatçının Gebze’de olduğunu doğruladı. Cinayetle ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülürken genç kadının en son birlikte görüldüğü kamyon şoförü aranıyor.

ZANLI YAKALANDI

`DÜNYA barışına sanatsal bir etkinlikle katılmak' amacıyla İtalya'dan bir arkadaşı ile birlikte gelinlik giyip 8 Mart'ta Milano'dan yola çıkan, otostop yaparak Tel Aviv'e giderken 31 Mart'ta Gebze İlçesi'nde kaybolan İtalyan sanatçı 33 yaşındaki Giuseppina Pasqualino di Marineo'yu tecavüz edip öldüren katil zanlısı Murat Karataş, kurbanının cep telefonunu kullanınca yakalandı. Yakalanan Murat Karataş'ın, hırsızlık başta olmak üzere birçok suçtan sabıkası bulunduğu, cinayeti işledikten sonra Tekirdağ ve Çerkezköy'e gittiği belirlendi.

Sanat dünyasında `Pippa Bacca' olarak tanınan, sanatçı arkadaşı Silvia Moro ile birlikte gelinlik giyerek 8 Mart 2008 tarihinde Milano'dan yola çıkan Giuseppina Pasqualino di Marineo, Balkan ülkeleri ve Türkiye üzerinden otosptop yaparak dünyaya barış mesajı vermek amacıyla Tel Aviv'e gitmeyi hedefliyordu. Milano'daki kardeşi ve nişanlısına attığı SMS mesajlarından 19 Mart'ta İstanbul'da birbirinden ayrıldığı belirlenen 2 arkadaştan Pippa Bacca, en son olarak üzerinde gelinlik benzeri kıyafet ve elinde barış çağrısı yapan pankartla 31 Mart'ta Gebze'de D-100 Karayolu'nun Bayramoğlu sapağında görüldükten sonra akibetinden haber alınamadı.

İtalya'daki kız kardeşi Antonia Giuseppina Pasqualinio di Marineo ve nişanlısı Giovanni Chiari'nin, Pippa Bacca'dan 31 Mart'tan itibaren haber alamadıklarını bildirerek medya kanalıyla yardım istemesi üzerine, bu haberleri ihbar kabul eden Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri bazı ihbarları da değerlendirerek harekete geçti.

KATİL ZANLISI, TELEFONA KENDİ KARTINI TAKMIŞ

Polis, yaptığı araştırmalarda 31 Mart'ta Pippa Bacca'yı Gebze Bayramoğlu sapağındaki akaryakıt istasyonundan aracına aldığını belirlediği Murat Karataş'ı aramaya başladı. Eşinden ayrı yaşayan evli ve 2 çocuk babası olduğu belirlenen, ayrıca 3'ü hırsızlık olmak üzere birçok suçtan sabıkası bulunan Murat Karataş'ın peşine düşen polis, İtalyan sanatçının cep telefonunu da IMEI numarasından izlemeye aldı. Murat Karataş'ın Tekirdağ ve Çerkezköy taraflarında olduğunu belirleyen polis ekipleri buraya giderek onu kamyonetiyle birlikte ele geçirdi.

Murat Karataş, sorgusunda İtalyan sanatçıyı akaryakıt istasyonunda aracına aldığını, daha sonra Taşşancıl Köyü yakınlarındaki Ballıkayalar Mevkii'ne götürdüğünü, orada tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdüğünü itiraf etti. Polis bu ifade üzerine dün gece geç saatlerde katil zanlısı Murat Karataş'ı olay yerine götürdü. Gece yarısına doğru tamamlanan yer gösterme sırasında ekipler, ormanlık alanda çalıların arasında İtalyan sanatçının boğularak öldürülmüş çıplak cesedini buldu. Ceset, olay yeri ve savcı incelemesinin ardından Darıca'daki Gebze Devlet Hastanesi Morgu'na götürüldü. Yapılan otopside Giuseppina Pasqualino di Marineo'nın kendisinden son olarak haber alındığı 31 Mart tarihinde öldürüldüğü anlaşıldı.

`BARIŞ GELİNİ'

İtalya'da ve sanat dünyasında gelinlikli barış yürüyüşü nedeniyle `Barış Gelini' olarak da adlandırılan Giuseppina Pasqualino di Marineo'nun cesedi bulununca İtalyan Konsolosluğu'na bildirildi. Birkaç günden bu yana Türkiye'de bulunan kız kardeşi ve nişanlısı, saat 01.00 sıralarında konsolosluk görevlileri ile birlikte Gebze'ye geldi. Hastane morgunda teşhis edilen İtalyan kadının cesedi saat 04.00 sıralarında İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Sabaha kadar sorgulanan katil zanlısı Murat Karataş ise, günün ilk ışıklarında doktor muayenesine götürüldü. Yüzünü saklamaya çalışan zanlının tecavüz ve cinayet sırasında yanında başka kimse olup- olmadığı kesinlik kazanmazken, yanında 2 kişinin daha olduğu öne sürülürken, yetkililer bu konudaki soruları yanıtsız bıraktı. Karataş'ın en geç pazartesi günü adliyeye çıkarılması bekleniyor.

"GELİNLER SEYAHATTE" PROJESİ

Türkiye'de
kaybolan İtalyan sanatçı Giuseppina Pasqualino'nun di Marineo'nun, Gebze
yakınlarındaki bir ormanlık arazide ölü olarak bulunduğuna ilişkin haber
üzerine, "Gelinler Seyahatte" projesinin internet sitesine taziye
mesajları gelmeye başladı.

Haber sayfasında ziyaretçilerin mesajlarına ayrılan "Pano" bölümünde,
daha çok Pippa Bacca adıyla tanınan sanatçının ölü olarak bulunduğu
haberini, taziye mesajıyla duyuran bir Türk ziyaretçiye, "Luciano"
adlı bir İtalyan ise, "Bir kişinin yaptığı bir iş yüzünden sizin ve
ülkenizin utanç duyması gerekmiyor" mesajıyla karşılık verdi.

Bacca ve Silvia Moro adlı iki kızın, barış mesajı verme amacıyla,
gelinlik giyerek otostop yöntemiyle Balkanlar ve Türkiye üzerinden
Filistin'e ulaşma projelerini, tanıtım amacıyla oluşturulan internet
sayfasının girişinde henüz ölüm haberine yer verilmemesine karşın,
açılan "Pano" bölümüne, taziye mesajlarının bırakılmaya başlanması
dikkat çekti.

Müge adlı bir Türk de gönderdiği mesajda duygularını şu sözlerle dile
getirdi:
"Cesedinin bulunmuş olduğunu az önce televizyondan öğrendim. Ne kadar
üzgün olduğumu anlatamam. Ülkem adına utanıyorum. Tüm kalbimle, ona bunu
yapan veledi zinanın bir an önce yakalanmasını diliyorum. Ailesine ve
arkadaşlarına sabır niyaz ediyorum. Dualarım sizlerle".

Luciano ismini kullanan bir ziyaretçi ise ölüm haberini duyuran Türk
ziyaretçinin mesajına şu sözlerle karşılık verdi:
"Teşekkürler Müge. İyi bir insansın, hissiyatını da gerçekten takdirle
karşılıyoruz. Sana teşekkür etmekle birlikte şu sözümüze de kulak ver:
Bir kişinin yaptığı bir iş yüzünden sizin ve ülkenizin utanç duyması
gerekmiyor".

Unakıtan: Ücretler bankaya zorla yatırılacak

aravamikiMaliye Bakanı Kemal Unakıtan, önümüzdeki dönemde bütün ücretlerin bankaya yatırılmasının zorunlu hale getirileceğini bildirdi.

Unakıtan, kayıt dışı istihdam ve vergi kaçağı ile mücadeleye dönük yeni tedbirlerin uygulamaya konulacağını söyledi.

Bu çerçevede, ücretlerin bankacılık sistemi kanalı ile çalışanlara ulaştırılacağını kaydeden Unakıtan, ''Sosyal Güvenlik Kurumu, bu sistem
üzerinde çalışıyor. Yeni sistem uygulamaya konulduğunda, artık herkesin ücretleri bankaya yatacak. Bu kayıt dışı istihdamla mücadele açısından
çok önemli. Aynı şekilde işin vergi boyutu da var. Biz de buradan stopaj alıyoruz. Bu uygulama ile hem istihdam kayıt altına alınacak ve primler
ödenecek, hem de bizim vergi gelirlerimiz artacak'' dedi.

Unakıtan, sigortada aylık prim ve hizmet belgeleri ile muhtasar gelir vergisi beyannamelerini de tek beyannamede toplamayı düşündüklerini
belirtti.

Buna dönük çalışmaların devam ettiğini kaydeden Unakıtan, ''Yeni sistem devreye girdiğinde muhtasar beyannameler ile sigorta prim beyannameleri tek elden verilecek. İleride tahsilatı da tek elden gerçekleştirmeyi planlıyoruz'' açıklamasında bulundu.

CEZALAR ARTACAK

Maliye Bakanı Unakıtan, yeni dönemde vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele için vergi cezalarında da artışa gideceklerini söyledi.

''Cezaları artıracağız. Başka çare yok'' diyen Unakıtan, cezaların yanı sıra vergi incelemelerine de daha fazla başvuracaklarını vurguladı. Unakıtan, ''İkide bir kapıları biri çalacak ve (Şu yılın hesaplarına bakacağız) diyecek. Artık ağır inceleme yapmayacağız ama herkese dokunacağız. Herkes bir incelemeden geçecek'' diye konuştu.

ALKOLDEKİ VERGİ YÜKÜ

Bu arada Maliye Bakanı Unakıtan, İzmirli iş adamlarıyla yaptığı toplantıda da, alkoldeki vergi oranına ilişkin düşüncelerini açıkladı.

Uzun süredir alkollü ürünlerde vergi artışına gitmediklerine dikkat çeken Unakıtan, iş adamlarının bu ürünlerde nispi vergilemenin son
bulması ve sadece maktu vergilemeye gidilmesi önerilerine şu karşılığı verdi:

''Bütün bunları gelip, beraberce gözden geçirelim. AB ile müzakerelerde alkollü ürünlerdeki ÖTV konusunda kavga edip duruyoruz. AB, alkol oranı
yükseldikçe verginin de yükselmesini, alkol oranı düştükçe verginin de azalmasını istiyor. Biz, ona biraz yaklaştık ama burada da rakı sorun
oluyor. (Rakı bizim milli içkimiz) diyoruz ama onlar, bu konuda oldukça ısrarlı. Müzakereler için bu konuyu Dışışleri Bakanlığına da anlatmamız
lazım. Biz, burada sektörle birlikte hareket edeceğiz. Siz de bizim yanımızda olacaksınız.''

Unakıtan, rakının Türkiye'nin milli içkisi olduğunu ifade ederken, iş adamlarına, ''Sakın bana onu da Yunanlılar tescil ettirdi demeyin. Eğer
onu da Yunanlılar tescil ettiyse, vururum sizi'' şeklinde espri de yaptı. Ancak iş adamları, rakıyı tescil ettirdiklerini söyledi.

Unakıtan, görüşmede, dolar kurundan yakınan ihracatçılara da, Türkiye'de dalgalı kur uygulamasının bulunduğunu hatırlatarak, ''Kurlar, piyasada oluşuyor. Faizler de, piyasa, enflasyon ve diğer gelişmelere göre belirleniyor. Burada enflasyon da çok önemli. Enflasyonu düşürmemiz lazım. Hastalıklı vücutla hiç bir şey yapamıyorsun. YTL aşırı değerli. Ama Merkez Bankası bağımsız bir kurum'' diye konuştu.
Maliye Bakanı, iş adamlarının ihracat artarken, kurların düştüğünü belirtmeleri üzerine de, gülerek, ''Allah iki yerden birden vermiyor''
dedi.

Mahalle baskısı malezya derken!

Yeter artık milleti kamplara bölmeyin,insanların akıllarını karıştırmayın!


ocu

Bu fotoğraflar İstanbul'un lüks semtlerinden Suadiye'de çekildi. İşte tehlikenin fotoğrafı...

Önce "Mahalle baskısı" ardından "Malezya" korkusu pompalanır oldu. Medyanın yarattığı bu suni korku sokaklara yansıdı...

Aslında görüntü ürkütücü... Çünkü suni korku pompalamasının ne kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor... Türkiye'yi kutaplara ayırmak isteyenlerin sonunda bu yolda büyük bir adım attıklarının da fotoğrafı bu kareler...

Kamplaşmanın belgesi olan bu fotoğraflar Suadiye Şaşkınbakkal'da çekildi. Apartman duvarları ve sokak köşelerindeki taşların üzerine bir kalıptan basılmış... İçleri boyanmış ve üstüne ÖCÜ yazılmış.

İnternethaber - ÖZEL

Ablasının kocasıyla evlenen ünlü kim!

kocaa
Yaprak Dökümü bir dizi. Ama bu ünlümüzün yaşadıkları gerçek...

Milyonları ekran başına kilitleyen Yaprak Dökümü dizisindeki iki kız kardeşin aynı adamla yaşadığı aşkın bir benzerini ünlü popçu Nazan Öncel ve kız kardeşi Pınar Güvenel de yaşamış.

Geçtiğimiz günlerde bu aşkı yaptığı bir şarkı ile gündeme getiren Pınar Güvenel, ablası Nazan Öncel’in kocasını elinden aldığını iddia etti. Nazan Öncel, bu konuda sessiz kalmayı tercih etti. Peki eşi Akşit Togay ne düşünüyordu?

KOCAM ABLAMLA EVLİ

Togay, Yaprak Dökümü’ndeki Oğuz gibi önce Pınar Güvenel ile evlenmiş, ardından ablası Nazan Öncel ile dünyaevine girmişti. Pınar Güvenel’in “Kocam beni bırakıp ablamla birlikte oldu. Çocuğum travmalar geçiriyor” şeklindeki sözlerini Akşit Togay’a sordum. İşte Togay’ın açıklamaları: “Ben bugüne kadar bu konularla ilgili olarak hiçbir medyaya konuşmadım. Her şey insanlar tarafından nasıl algılanıyorsa öyle olsun, ben böyle bir medyanın içinde asla olmam. Buna karakterim müsait değil. Şimdi her şey ortalara dökülüyor. Beni neyle suçlarlarsa suçlasınlar benim bu konuyla ilgili söyleyecek bir şeyim yok. Kimseyle muhatap olmak istemiyorum. Pınar Hanım eskiden beri bu tarz açıklamalar yapıyor. Biz yine kendisine cevap vermiyorduk. Çocuğumun travmalar geçirdiği ise doğru değil, bu kendisinin uydurduğu şeyler.” Pınar Güvenel ise amacının ablasıyla barışmak olduğunu bu nedenle bu konuyu gündeme getirdiğini belirterek şunları söyledi:

 “ÇARPIK İLİŞKİ”

“Rahmetli annem ölmeden önce ablamla barışmamı bana vasiyet etti. Ben de o vasiyeti yerine getirmek için ablam Nazan ile barışmak istedim. Televizyonlara çıkmamın sebebi de bu yüzdendir. Benim Nazan’ın kocasından bir çocuğum var. Fakat babası çocuğuyla ilgili değil. Benim çocuğum baba sevgisizliğiyle büyüdü. Ve bu ilgisizliğin Nazan’dan kaynaklandığını biliyorum. Çünkü yaptırım kadındadır. Benim oğlum Amerika’da benzin istasyonunda çalışıyor. Artık Türkiye’ye gelmek istemiyor. Ablamla barışmak istememin bir nedeni de oğlumun babasıyla arasını düzeltmesi. Çok mağdur durumdayım. Yaşadıklarıma rağmen ablamı hiç karalamadım. Onların ilişkilerini ilk duyduğumda çıldırdım, kafayı yemek üzereydim. 9-10 yıl tedavi gördüm. Herkesin bir onuru var. Eski kocanızın tercih ettiği kadın ablanız olsa siz de çok acı çekerdiniz. Ben hiçbir zaman çarpık ilişki yaşamadım. Eniştesiyle evlenirken bunları düşünseydi. Bu yaptığı normal bir şey değil. Biz Nazan ile çok yakın iki kardeştik. Ona hiçbir şey konduramadım. Zaten bu olaylar yaşanırken ben çok küçüktüm. Nazan’ı evimizde misafir ediyorduk. Hatta o zaman eşim ona alt katımızda bir daire tuttu, kirasını biz ödedik. Şimdi beni şöhretini kıskanan kardeş olarak lanse ediyor halbuki ben Nazan’ı hiç bir zaman kıskanmadım.”

Kaynak: Vatan

Bu şeytanın aklına gelmez

sizigidi
Blair, Almanya'dan zırhlı araba sipariş etti. Aracın bagajından ne çıktı dersiniz...
İngiliz Telegraph gazetesinde yer alan haber, kaçak göçmenlerin her yolu göze aldıklarının belgesi... Bunun için bazen en olmadık yolu dahi kullanıyorlar. Tıpkı İngiltere'yi çalkalandıran bu olayda olduğu gibi...

İngiltere eski Başbakanı Tony Blair için Almanya'dan zırhlı BMW marka bir araç sipariş edildi. Araba Blair'e firmanın Almanya'daki merkezinden gönderildi...

İngiltere'ye ulaşan arabayı teslim alan yetkililer büyük şok yaşadı. Zırhlı BMW'nin bagajından 4 kaçak göçmen çıktı.

Olay büyük şaşkınlık yaratırken, İngiliz polisi durumu, "Polisle yüzyüze gelmek onlar için tatsız bir sürpriz oldu. Bizim içinse en kötü sürpriz, nasıl geldiklerini gördüğümüzde oldu” sözleriyle aktardı.

Kaçak göçmenlerin Fransa'da araca sızdıkları sanılıyor. BMW 7 serisinden 230 bin dolarlık koyu gri araç, kurşun geçirmez camlar ve zırhla kaplı.

Yüzümüz kalmadı! Kapalıyız

konka
6 haftadır galibiyet yüzü göremeyen Konyaspor taraftarının tepkisi dikkat çekti.
Ligin başlamasından bu yana geçen 6 haftada 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet alan Konyaspor'un, son olarak Fortis Türkiye Kupası'nda Şanlıurfaspor'a 2-1 yenilmesi taraftarları üzdü.

Bu sonuçlar karşısında büyük üzüntü yaşayan Konyaspor'un taraftar
gruplarından Nalçacılılar, tepkisini, internet sitesini karartıp, siyah zemin
üzerine ''Konyaspor'u kaybettim'' başlıklı mesaj yayınlayarak gösterdi.

Grubun internet adresi olan www.nalcaci.com'un editörleri, sadece forum
mesajı yazılan bölümü aktif halde bıraktıkları sitede şu mesajı yayınladı:
''Senelerce peşinden koştuğum, yeri gelince aç kalıp son parama bilet aldığım, yeri gelince kar kış demeden kilometrelerce gittiğim, son 5 aydır ayrı düştüğüm ama hiç bir zaman aklımdan çıkarmadığım sevgilimi, Konyasporum'u kaybettim.

...Ey sevgilim Konyaspor'um, yetmez mi artık bu kadar eziyet, yine eski günlerimize dönsek iyi olmaz mı? At be şu ölü toprağını üstünden, silkin kalk ayağa 'dur' de. Sabırla ve tüm takatimle aynı yerimde beklemekteyim seni Konyaspor'um.''

Bu mesajın alt bölümünde ise siyah zemin üzerine beyaz harflerle, ''Artık
usandık ve yüzümüz kalmadı, bir süre kapalıyız
''
mesajı dikkat çekiyor.

Kiracılar dilinizi sıkı tutun

kiraci
Ev sahibi ile tartışmalı olan kiracılar dikkat. Siz siz olun dilinize hakim olun.

Yargıtay, ev sahibine hakaret ve tehditi tahliye nedeni saydı.

İstanbul’da, kira artışında anlaşmazlığa düştüğü ev sahibinin evine oğullarıyla giden kiracı, ev sahibine hem hakaret hem de tehditte bulundu.

Çıkan tartışmaya komşular da tanık oldu. Bunun üzerine ev sahibi, kiracısı ve oğulları hakkında savcılığa şikayette bulundu.

Ev sahibi, davasında, kiracılarının "tehdit, hakaret ve haneye tecavüz" eylemlerinden mağdur olduğunu ve kira sözleşmesinin iptal edilerek evin tahliyesini talep etti.

Mahkeme, "hakaret" ve "tehdit" eylemi ile "kiralanan konutun kötü kullanımı" arasında bağlantı olmadığını gerekçe göstererek tahliye davasını reddetti. Karar Yargıtay’da temyiz edildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, kiracı ve oğullarının "tehdit, hakaret, haneye tecavüz" eylemlerini, "kiralanan konutun kötü kullanımı" olarak niteledi. Yargıtay mahkemenin aksi kararını bozdu ve kiracısının tahliyesine hükmetti.

DİKKAT Cepten büyük vurgun

ceptelefon


Cep telefonu ile yapılan dolandırıcılıklara yeni bir tarz daha eklendi. Aradıkları kişilere "hakkınızda küfürlü mesajdan dolayı şikayet var" deyip # 154'ün tuşlanmasını isteyen dolandırıcılar, bu sayede uluslararası görüşmeye açılan telefondan 2-3 bin YTL'lik görüşme yapıyor.

Edinilen bilgilere göre, kendisini emniyet görevlisi olarak tanıtan ve cep telefonu sahibine ismi ile hitap eden dolandırıcılar, "hakkınızda küfürlü mesajdan dolayı şikayet var" deyip # 154'ün tuşlanmasını istiyor. Bu tuşlama ile uluslararası görüşmeye açılan telefondan birçok ülke aranınca telefon sahibine 2-3 bin YTL'lik fatura geliyor. Aranan numara kendilerinde kayıtlı olmasına rağmen bir netice alamayan mağdur vatandaşlar, hat sahibi hakkında suç duyurusunda bulunmak için savcılığın yolunu tutuyor.

Bu arada, mağdurların operatörden kendi numaralarının uluslararası dolaşıma kapatılması için işlem yaptırmaları gerekiyor. Savcılıklara ise bu konuda her gün ciddi miktarlarda müracaatta bulunulduğu öğrenildi.

Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, cep telefonundan arayan dolandırıcıların inandırıcı olmak için her yolu denediğini belirterek, "Sahte polis memuru sicil no, şube ve isim söylüyor. Telefon sahibi hakkında şikayet olduğunu iddia ederek kare 154'ün tuşlanmasını istiyorlar. Dolandırıcılar bu sırada cep telefonunu uluslar arası dolaşıma açarak, hattı kendi telefonlarından kullanıma alıyorlar. Böylece kendi numaralarından uluslararası görüşme yapma imkanına kavuşuyorlar. Ay sonunda ise # 154'ü tuşlayanlara 2-3 bin YTL gibi kabarık bir fatura geliyor" dedi.