| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HABERNAME

21 "haberler" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"haberler" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

N.E.’yi yamcası bıçaklamış

Siirt’te erkek arkadaşını ziyarete gittiği yerel radyoyu basan ailesinden korktuğu için altıncı kattan atlayıp yaralanan ve götürüldüğü hastanede amcasının bıçaklı saldırısına uğrayan 17 yaşındaki N.E.’nin yaşam mücadelesi devam ediyor.

Hastanenin güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis, N.E.’yi bıçaklayan kişinin yamcası Abdürrahim E. olduğunu saptadı. Amca Abdürrahim E., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan amca Abdürrahim E.’nin yeğeni Narin’e bıçağı sapladıktan sonra kendisini yakalayan polislere, "Ben bu kızı mutlaka öldüreceğim" diye bağırdığı belirtildi. Amcanın akli dengesinin yerinde olmadığı iddia ediliyor. Bu arada N.E.’nin annesi ve kardeşi devlet korumasını alındı.

Bin dolarlık dans

andr ABD başkanlığı yaptığı dönemde stajyeri Monica Lewinsky ile yasak ilişki yaşayan Bill Clinton bu kez de "kucak dansı" yapan dançıyla yakalandı. Ülkesinde tanınan dansçı bu dansıyal tüm dünyaya adını duyurdu. Ama eski başkan, bir kez daha kendisini skandalın ortasında buldu. Dışişleri Bakanı olan eşi Hillary Clinton ise bu haber yüzünden yine sıkıntı yaşadı.

Beyaz Saray stajyeri Monica Lewinsky ile yasak ilişkisi nedeniyle az kalsın koltuğunu kaybeden, neredeyse gittiği her ülkede ismi yasak aşklarla anılan ABD eski Başkanı Bill Clinton bu defa da Arjantin'de bin dolar karşılığında ünlü dansçı Andrea Rincon'a özel kucak dansı yaptırdı. Rincon geceyi Clinton ile birlikte geçirmediğini söyledi.

TOPLANTIDAN SONRA STRİPTİZ KULÜBÜNE GİTTİ

Geçen hafta, başkanı olduğu Clinton Global Initiative (Clinton Küresel Girişimi) adlı vakfın konferansı için Arjantin’e giden 63 yaşındaki liderin toplantıdan sonra striptiz kulübüne gittiği ortaya çıktı.

Arjantin basınına göre Başkent Buenos Aires’teki Cocodrilo adlı bara giden Clinton ve arkadaşlarını kapıda, mekanın sahibi karşıladı.

VIP SALONUNDA GÖRDÜ

Amerikalı grup, hemen VIP salonuna alındı. Burada yarı çıplak genç kızlarla içki içen eski başkan daha sonra, Arjantin’in en ünlü dansçılarından ve Biri Bizi Gözetliyor yarışmasıyla ismini duyuran Andrea Rincon’u gördü.

Barın sahibinden 27 yaşındaki dansçının kendisine özel bir dans şovu yapmasını istedi. Rincon da, özel bir bölümde, Clinton’a kucak dansı yaptı. İkili yarım saat sonra barı terketti.

Facebook sayfanızı 3D yapın

Avustralyalı ExitReality isimli şirket, tarayıcıları üç boyutlu "mekan"lar ve internette gezinme eylemini de etkileşimli hale getiren yine "ExitReality" adına bir yazılım geliştirdi.

ExitReality, Facebook, Myspace gibi sitelerdeki kullanıcı sayfalarını birer "özel oda" haline dönüştürüp, kullanıcının fotoğraflarını "duvara asıyor", sayfasına gömülü müzikleri bir "müzik kutusu" üzerinden çalıyor, diğer arkadaşlarının sayfalarına verilen bağlantıları birer "kapı" olarak gösteriyor.

Ya da, YouTube benzeri video görüntüleme sitelerini sinema görünümüne bürüyüp, aynı anda aynı videoyu izleyen kullanıcı avatarlarını sinemadaki seyirciler haline sokuyor.

Böyle içerik bulundurmayan siteler ise birer sokağa dönüşüyor. Yazılar ve resimler, ilan panolarında sergileniyor. Kullanıcıların tarayıcılarını temsil eden avatarlar, aynı sayfadayken birbirleriyle etkileşip, sohbet edebiliyorlar. 

Yahoyt.com

Başbakan ile tartışmasında Kazanan Aydın Doğan oldu.

KAVGA TİRAJLARA DA YANSIDI
Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve Aydın Doğan kavgası şimdilik biraz sakinleşmiş gibi görünse de henüz ortada bir ateşkes yapıldığı emaresi bulunmuyor. Bu kavgadan kimin kazançlı, kimin zararlı çıkacağına dair basında bir çok isim fikir yürüttü. 'Kavgadan Erdoğan mı, Aydın Doğan mı karlı çıkacak?' analizleri yapıla dursun, Aydın Doğan'ın şimdilik bu kavgadan kazançlı çıktığı ortaya çıktı. Erdoğan ve AKP'nin durumu ise önümüzdeki günlerde yayınlanan anket sonuçlarıyla ortaya çıkacak.

KAZANAN AYDIN DOĞAN OLDU
Başbakan Erdoğan ve Aydın Doğan arasında patlak veren kavga, Doğan Grubu gazetelerine tiraj olarak yansıdı. Okuyucu Doğan'ın gazetelerine sahip çıktı ve basında genel tiraj kaybı yaşandığı dönemde, Doğan gazeteleri tiraj arttırdı. Deniz Feneri ile ilgili iddiaları manşetlerine taşıyan gazetelerin 8-14 Eylül tarihleri arasındaki tiraj artışı şöyle:
Hürriyet 15 bin 80
Milliyet 2 bin 872
Vatan 2 bin 596
Sözcü 12 bin 277
Doğan Grubu'nun en çok satan gazetesi Posta ise bu dönemde ciddi şekilde tiraj kaybeden tek gazete oldu. Posta bu dönemde 11 bin 650'lik tiraj kaybı yaşadı.

YANDAŞ MEDYA KAYBETTİ
Erdoğan-Doğan kavgasında açıkça saf tutan ve Erdoğan'ın Aydın Doğan hakkındaki iddialarını manşetlerine ve sayfalarına taşıyan 'yandaş medya' ise tiraj kaybı yaşadı. Aynı dönemde
Sabah 4 bin 558
Zaman 5 bin 371
Takvim bin 532
Star 7 bin 108 bir tiraj kaybı yaşadı. Bu dönemde tiraj kaybı yaşamayan tek yandaş gazete ise Yeni Şafak gazetesi oldu. Yeni Şafak aynı dönemde 371'lik cüzi bir tiraj artışı sağlamayı başardı. 

AKP’li işadamı 14 milyon YTL’ye aldığı araziyi, 3 gün sonra 87.5 milyon YTL'ye sattı


 Ahmet KAYA/GAZİANTEP, (DHA)

GAZİANTEP Büyükşehir Belediyesi'nde ‘imar planı değişikliği’ ile rant iddialarına bir yenisi eklendi. AKP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey'in, MÜSİAD üyesi işadamı Eyyüp Göymen'le protokol imzaladıktan 2 gün sonra Belediye Meclisi'nde 11 bin metrekarelik lise yerinin bir bölümünün ticari alana dönüştürülmesi karşılığında, arsa sahibinden 700 bin YTL’lik bağış çeki alındığının yankıları sürerken, bu kez kentin gelişme bölgesi olan Güvenevler Mahallesi’nde 119 bin metrekarelik arazinin 14 milyon YTL’ye satın alındıktan 3 gün sonra, alışveriş merkezleri kuran bir firmaya 87.5 milyon YTL’ye satıldığı ortaya çıktı. Bu satış işleminin üzerinden bir ay geçmeden de, imar planında tarım alanı olarak gözüken alanın belediye meclisi kararıyla ticari alana dönüştürüldüğü belirlendi.

Arsayı, varislerin hisselerini toplayarak satın alıp, 3 gün sonra 73.5 milyon YTL karla satan AKP’li iş adamının İskenderunlu, yerel ve genel seçimlerde belediye başkanlığı ya da milletvekilliği aday adayı olarak adı yerel basında geçen Nuri Üysen olduğu anlaşıldı. Nuri Üysen, arsayı satın almadan önce belediye yetkilileri ile görüşüp, imar değişikliği yapılma garantisi aldığını itiraf etti.

3 GÜNDE 73.5 MİLYONLUK RANT

CHP Genel Merkezi’nin de mercek altına aldığı Gaziantep'te ‘Varan 2’ olarak adlandırılan rant iddiasının ilk aşamasında AKP’li işadamı Nuri Üysen, imar planında ‘Tarım Bakanlığı Antep Fıstığı Kültür Sahası’ olarak görünen, merkez Şehitkamil İlçesi Güvenevler Mahallesi Pafta 8-10, ada-3554 ve parsel 313’e kayıtlı 45 varisli 119 bin 920 metrekarelik arsayı 12 Şubat 2008 tarihinde varislerinden toplam 14 milyon YTL’ye satın aldı. 15 Şubat 2008’de aynı yeri alışveriş merkezleri kuran Lüksemburg merkezli olmasına rağmen Almanya’da faaliyet gösteren ‘PD Tree Gayrimenkul Yatırım Şirketi’ne 87.5 milyon YTL’ye sattı. İşadamına 3 günde 73.5 milyon YTL’lik rant sağlayan bu satış Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğü’nün kayıtlarında da aynı rakamlarla yer aldı. 32 yıldır tarımsal alan statüsünden çıkıp değerlenmesini bekledikleri ve defalarca imar tadilat talepleri geri çevrilen arsanın ilk sahipleri bu yerde neler olacağını merakla beklerken, arsayı alıp sonra da satan Üysen, yeni malik PD Three Gayrimenkul Yatırım Şirketi’nin vekili olarak Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne 6 Mart 2008’de başvurarak, arsanın ‘yoğunluklu ticari alana’ dönüştürülmesi isteğinde bulundu. İddiaya göre belediye yetkilileri ile ön görüşmelerde, 119 bin 920 metrekarelik alanın yüzde 55’inin, yapılacak imar değişikliği ile kazanılacak değere karşılık Büyükşehir Belediyesi’ne bağışlanması kararlaştırıldı.

BELEDİYE İMARI DEĞİŞTİRDİ, CHP DAVA AÇTI

Üysen’in imar tadilatı yapılması şartıyla bağış yapma teklifi Gaziantep Büyükşehir Belediye Encümeni’nin 11.03.2008 tarih ve 308 sayılı kararıyla kabul edilip, daha sonra da yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ilçe belediyesini ilgilendiren meclis kararları ve söz konusu alanın tarım alanından ticari alana dönüştürülmesi kararları alındı. Bu kararlar ile Büyükşehir Belediyesi’ne kalan arsanın yüzde 55’nin yüzde 27.5’i Şehitkamil İlçe Belediyesi’ne intikal ettirildi. Tüm bu işlemyler, arsanın 73.5 milyon YTL artan bedelle devrini takip eden bir ay içinde hızla tamamlandı. Karar askıdayken 21 farklı konuda itirazlar olduysa da, belediye meclisi itirazları yerinde görmedi. Bunun üzerine CHP İl Başkanlığı imar plan değişikliğinin iptali istemiyle Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi’ne dava açtı.

Büyükşehir Belediyesi’nin 1/5000’lik planda yaptığı değişiklik, 1/1000’lik planda da uygulanması için alt birim olan Şehitkamil İlçe Belediye Meclisi’ne gönderildi. 3 kez gündeme alınan imar plan değişikliği, çoğunluk sağlanamadığı için ilçe meclisinden geçmedi. Bunun üzerine Büyükşehir Belediyesi bir kez de olağanüstü toplantı çağrısı yaptı, ancak yine yeterli çoğunluk sağlamadı. İlçe Belediye Meclisi üyelerinin bir kısmının, bu imar değişikliğini onaylamaya taraftar olmadığı için toplantılara katılmadığı, İlçe Belediye Başkanı AKP’li Metin Özkarslı’nın da Büyükşehir Belediyesi’nde bu tadilatın görüşüldüğü toplantıya gitmediği öne sürüldü.

‘BELEDİYE GARANTİ VERDİ ARSAYI ALDIK’

Gelişmelerle ilgili olarak DHA Muhabiri’nin sorularını telefonla yanıtlayan Nuri Üysen, söz konusu arsayı varislerinden 14 milyon YTL’ye toplayıp, 87.5 milyon YTL’ye sattığını doğrularken, belediyeden imar değişikli garantisi aldıkları için bu işe girdiğini söyledi. Yakında Alman ortaklarla bir basın toplantısı yaparak geniş açıklamalar yapabileceğini belirten Üysen, kendisinin de bu yabancı ortaklı şirkete ortak olduğunu belirterek şöyle dedi:

“Bazı şeyleri konuşup şirkete karşı güç duruma düşmek istemiyorum. Orada toplama adına vekaleti ben aldım, ben yaptım. Benim yerime şirkette başka bir çalışan da olabilirdi. Eğer imarı çıkarsa çıktı, çıkmazsa belediyeden bağışladığımız yerimizi geri alacağız. Aslında orada belediye başkanıyla iki defa görüştüm. Bizden aldığı yeri de bize 20- 22 trilyona verecek.”

Böylece imar değişikliği ile arsanın 4'te birinin değerinin bile, ilk sahiplerine toplamı için ödenen 14 milyon YTL’den fazla olduğu ortaya çıktı.

CHP BELGE TOPLUYOR

Gündeme getirdiği İstanbul Silivri’deki arsa rantı iddiaları ile ilgili olarak AKP Milletvekili Şaban Dişli’nin parti yönetiminden istifasını sağlayan CHP, Gaziantep’teki ‘süper arsa’ ve ‘ballı arsa’ tanımlamaları yapılan bu arsalarla ilgili olarak geniş bir araştırma başlattı. İmar planı değişikliklerini yakın takibe alan CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici, 119 bin metrekarelik arsa ile ilgili olarak, “14 milyon YTL’ye satın alınan bir arsanın 3 gün sonra 87.5 milyon YTL’ye satıldığının belgelerini görünce gözlerime inanamadım” dedi. Ekici, Nuri Üysen’in neye güvenerek tarım alanını varislerinden topladığını, 3 gün sonra ise Lüksemburg orijinli firmanın aynı arsaya 87.5 milyon YTL’yi nasıl ve neyin garantisiyle verdiğinin yorumunun kolayca yapılabileceğini söyledi.

AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asıl Güzelbey ise, bu gelişmelerlere ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

Milliyet

15 YTL için öldüler

Antalya'daki bir otelde köpük partisi sırasında meydana gelen kazayla ilgili köpük makinesini otel kiralayan şirketin sahibiyle, cihazı kullanan Tuncay Duran adliyeye sevk edildi.

TURİST AİLELERİNİN ZOR ANLARI...

Antalya'daki bir otelde köpük partisi sırasında meydana gelen kazayla ilgili köpük makinesini kiralayan şirketin sahibi E.K. ile cihazı kullanan Tuncay Duran, jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamalarıyla adliyeye sevk edildi. Zanlıların adliyeye getirildiği sırada bazı yakınları görüntü almak isteyen gazetecilere saldırdı. Saldırganları, adliye bahçesinde bulunan polisler uzaklaştırdı.

Antalya'nın Kundu bölgesindeki bir otelde köpük partisi sırasında meydana gelen kazada, 2 İsrailli turist ile animasyon görevlisi Fikret Şakacı (20) ölmüş. Cihaz sorumlusu Tuncay Duran (31) ile Kazakistan uyruklu Lanin Gorgi (21) yaralanmıştı. 
 
“KAZAYA ZİNCİRLEME HATALAR NEDEN OLDU”

Öte yandan, Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ayhan Dolanay, yaptığı açıklamada, köpük partisi sırasında meydana gelen kazaya zincirleme hataların neden olduğunu söyledi.

Bilirkişi olarak otelde incelemelerde bulunduğunu belirten Dolanay, kazanın nedeniyle ilgili üç önemli tespitte bulunduklarını kaydetti. Yapılan incelemede köpük makinesi üzerinde teknik korumanın olmadığının belirlendiğini anlatan Dolanay, köpük sıkma makinesinin enerji aldığı elektrik panosunda da oluşabilecek tehlikeli duruma karşı alınmış teknik önlem bulunmadığını ifade etti. Köpük makinesinde halk arasında “hayat kurtaran şartel” olarak bilinen hata akım rölesi bulunmadığının tespit edildiğini vurgulayan Dolanay, “Bu röle herhangi bir kaza veya enerjinin boşa çıkması durumunda devreye girerek, sistemin kapanmasını sağlayan 15 YTL'lik bir cihaz. 15 YTL'lik cihazın olmaması maalesef 3 cana mal oldu” dedi.

Olayla ilgili kullanıcı hatası olduğunu da savunan Dolanay, “Makinenin etrafı su ve köpükle dolmuş. Oysa suya karşı koruması olmayan cihazın, bu şekilde kullanılmaması gerekirdi. Kaza ucuz atlatılmış. Daha fazla can kaybı olabilirdi” diye konuştu.

Kendisinin de aralarında bulunduğu üç elektrik mühendisinin, kazayla ilgili hazırladığı raporu ilgili kurumlara teslim ettiklerini belirten Dolanay, rapor sonucuna göre kazadan genel olarak tesis sorumluları, cihaz üreticileri ve kullanıcılarının sorumluluğu bulunduğunu dile getirdi.

Antalya Makine Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Karaman da yaptığı açıklamada, eğlence merkezlerinde kurulacak cihazlarda, koruyucu tedbirler ve koruma üniteleri olması gerektiğini söyledi.

Ünlülerin yeni sağlık iksiri: Soya sütü

Sertap Erener'den Meg Ryan'a onlar bu sütü tercih ediyor!

sos Dünya starları formlarını korumak ve sağlıklı kalmak için yüksek proteinli, düşük kalorili yüzde yüz doğal içecek olan soya sütüne merak sardı. Ünlü popçu Sertab Erener de süt yerine soya sütü tüketiyor...

Uzun yıllar mücadele ettiği kolit hastalığından dolayı sağlığına son derece dikkat eden Sertab Erener formunu soya sütü içerek koruduğunu söyledi. Dünya starları Brad Pitt, Jonny Deep, Meg Ryan, Catherine Zeta Jones ve George Clooney, Paris Hilton'un da vazgeçilmezleri arasında bulunan soya sütünün içeriğindeki proteinlerin kalp hastalığı ve kanser gibi birçok kronik hastalıkla savaşmada önemli rol oynadığı biliniyor.

SİNDİRİMİ KOLAY

Yüzde yüz doğal olan ve tamamen soya bitkisinden elde edilen soya sütünün kolesterol seviyesini düşürmede de çok büyük faydası var. Sertab Erener, kolayca sindirilebilen, kolesterol içermeyen soya sütünün, hayvansal süte göre çok az yağ içerdiğini ve cilde de çok faydası olduğunu belirterek, spor ve diyet yapanlara bu içeçeği tavsiye etti. Ayrıca soya sütü, kemik sağlığının korunmasına da yardımcı oluyor.

DOKTORLAR UYARDI!

Soya sütü, sütün alternatifi olarak yurtdışında oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar, soya sütünün, süt gibi doktor kontrolü olmadan içilebilecek bir besin içeceği olduğunu söyledi. Bahtiyar, soya sütünün genelde risk faktörü taşımadığını ancak soyada bulunan bitkisel östrojenler nedeniyle göğüs kanseri olan ya da ailesinde göğüs kanseri bulunan kişilerin kontrolsüz tüketmemeleri gerektiğini ifade etti. Doktorlar, sütü sevmeyen ya da içemeyen çocuklar ve yetişkinlere alternatif olarak soya sütünü kullanmalarını tavsiye ediyor.

Fiyatlar 6 ayda iki katına çıktı

Kuraklık, tarım ürünlerinin bioyakıta dönüştürülmesi, Çin ve Hindistan’ın artan talebi, gıda fiyatlarına tavan yaptırdı. Tüm dünya artan fiyatlara çare ararken, maliyetler önce hazır yemekçileri vurdu. İrili ufaklı tam 300 hazır yemek firması kapandı

Firmalarla yıllık anlaşmalar yapan hazır yemekçiler mecburen tabildotları küçülttü. Salatalardan mısır kalktı. Tatlı ise tabildottan tamamen çıktı. Gıda trafiğinin merkezi Rami’de toptan fiyatların son 6 ayda yüzde 100’ün üzerinde arttığı dikkati çekiyor.


Gıdada birbiri ardına yaşanan fiyat artışları sonrası şirket yöneticileri tabildot listesinden tatlıyı çıkartmaya başladı. 2007’yi vuran kuraklığın yol açtığı birçok üründe rekolte kaybının, fiyatları 1 yılda ortalama yüzde 60 artırdığını söyleyen İstanbul Ticaret Odası Hazır Yemekçiler Meslek Komitesi Üyesi ve Keyveni Catering Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik, “Tarımda bir erezyon var. Zam yağmurunu hissetmeye başladık” dedi. Buğday fiyatlarının gıda ürünlerini tetiklediğini belirten Çelik, “2007 Ocak ayından bu yana bazı gıda ürünlerinde yüzde 100’den fazla zam geldi. Ortalama olarak baktığınızda yüzde 60’lık bir artış söz konusu. Bu da hammaddesinin tamamı tarıma dayalı olan hazır yemekçileri vurdu” diye konuştu.


Salatadan mısırı çıkarttırdılar

Aynı zamanda Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu (YESİDEF) kurucu üyesi olan Çelik, günlük yemek sağladıkları büyük bankaların, holdinglerin de kemer sıkmaya başladığına dikkat çekti.

Çelik, “Çalıştığımız şirketlerin patronları menüleri tekrar gözden geçirmeye başladılar. Zengin içerikli salatalar artık istenmiyor. Mısır fiyatı arttı diye salatadaki mısır artık istenmiyor. Hatta bazı patronlar ’Tatlıyı kesin’diyor. Geçen yıl bir çuval un 23 YTL’ydi. Şimdi 51-52 YTL olmuş. Tatlıyı hergün yerine 2-3 gün arayla vermeye başladık” diye konuştu.


Karaborsa geri dönecek

Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Çukurova bölgesinin en büyük catering ve gıda şirketlerinden Avşar Gıda’nın sahibi Yakup Kumcu, fiyat artışlarının önlem alınmazsa kontrolsüz bir şekilde devam edeceğini söyledi. Geçen yıl yaşanan rekolte kayıplarının bu yıl da devam edeceğini belirten Kumcu şu bilgileri verdi: “Şu anda buğdaya bağlı ürün sıkıntısı yaşanıyor. Çin, Hindistan, Vietnam, Bangladeş gibi üretimin çoğunluğunu karşılayan ülkeler dışarıya ürün satmıyor. Ürün kıtlığı yaşanmasından çekiniyoruz. Petrol bir yılda yüzde 55-60 artmış. Gıdada ise yüzde 100’lük artışlar konuşuluyor. Spekülatörler var. Fiyatlar artık haftalık değil günlük artış gösteriyor. Biz neredeyse Türkiye’nin bütün bölgelerinde kamu kurumlarından özel şirketlere kadar birçok alanda hizmet sunuyoruz. Karaborsayı diriltmek istiyorlar. Pazar artık büyük şirketlerin oldu, küçükler tabela indiriyor.”


 

Çıplak cesedi bulundu

 GELİN YOLCULUĞU mezarda son buldu

İtalya’dan İsrail’e otostop yaparak gideceği “Gelin Yolculuğu” adını verdiği gezinin Türkiye ayağında kaybolan İtalyan sanatçı Pippa Bacca’nın cesedi Gebze’nin Tavşanlı köyü yakınlarında ormanlık alana gömülü bulundu

l GELİN Yolculuğu adı altında İtalya’nın Milano kentinden yola çıkan ve 31 Mart’tan bu yana kendisinden haber alınamayan İtalyan sanatçı Pippa Bacca’nın cesedi Kocaeli’nin Gebze İlçesi’ne bağlı Tavşanlı Köyü Sarıbayır mevkisinde ormanlık alanda yakınlarında toprağa gömülü bulundu. Bacca’nın cesedi, jandarmaya yapılan ihbar üzerine bulundu ve gömülü olduğu yerden çıkatılarak Gebze Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

Kamyon şoförü aranıyor

Gerçek adı Giuseppina Pasqualino di Marineo olan 33 yaşındaki Milanolu sanatçı, 8 Mart’ta arkadaşı Silvia Moro ile “Gelin Yolculuğu” adını verdikleri bir gezi başlattı. Kendi tasarladıkları gelinlikleri giyen iki arkadaş önce otostopla İtalya’nın Gorizia kentinden Zagreb’e ulaştılar. Daha sonra Sırbistan üzerinden Sofya’ya vardılar. 19 Mart’ta İstanbul’a gelen iki sanatçı, 5 Nisan’da Beyrut’ta buluşmak üzere sözleşerek yollarını ayırdı. Moro uçakla İstanbul’dan ayrılırken yola yalnız devam eden Bacca, Ankara, Adana, Hatay üzerinden Suriye, Lübnan, Ürdün’e ulaşmayı sonra da arkadaşıyla birlikte Tel Aviv’e gitmeyi planlıyordu.

Bacca son olarak 31 Mart günü sabah 10.45’te erkek arkadaşına bir mesaj gönderdi. Daha sonra kendisinden haber alınamadı. Ailesinin başvurusu üzerine İtalya’nın Türkiye ve Suriye’deki diplomatik temsilcilikleri alarma geçirildi, ancak Bacca’nın Suriye’ye giriş yapmadığı saptandı. Bacca’yı İstanbul’da ağırlayan bir kamyon şoförü, genç kadını son olarak Gebze’e giden bir arkadaşının kamyonunda gördüğünü söyledi. Kredi kartıyla yaptığı son harcama da 31 Mart öğle saatlerinde İtalyan sanatçının Gebze’de olduğunu doğruladı. Cinayetle ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülürken genç kadının en son birlikte görüldüğü kamyon şoförü aranıyor.

ZANLI YAKALANDI

`DÜNYA barışına sanatsal bir etkinlikle katılmak' amacıyla İtalya'dan bir arkadaşı ile birlikte gelinlik giyip 8 Mart'ta Milano'dan yola çıkan, otostop yaparak Tel Aviv'e giderken 31 Mart'ta Gebze İlçesi'nde kaybolan İtalyan sanatçı 33 yaşındaki Giuseppina Pasqualino di Marineo'yu tecavüz edip öldüren katil zanlısı Murat Karataş, kurbanının cep telefonunu kullanınca yakalandı. Yakalanan Murat Karataş'ın, hırsızlık başta olmak üzere birçok suçtan sabıkası bulunduğu, cinayeti işledikten sonra Tekirdağ ve Çerkezköy'e gittiği belirlendi.

Sanat dünyasında `Pippa Bacca' olarak tanınan, sanatçı arkadaşı Silvia Moro ile birlikte gelinlik giyerek 8 Mart 2008 tarihinde Milano'dan yola çıkan Giuseppina Pasqualino di Marineo, Balkan ülkeleri ve Türkiye üzerinden otosptop yaparak dünyaya barış mesajı vermek amacıyla Tel Aviv'e gitmeyi hedefliyordu. Milano'daki kardeşi ve nişanlısına attığı SMS mesajlarından 19 Mart'ta İstanbul'da birbirinden ayrıldığı belirlenen 2 arkadaştan Pippa Bacca, en son olarak üzerinde gelinlik benzeri kıyafet ve elinde barış çağrısı yapan pankartla 31 Mart'ta Gebze'de D-100 Karayolu'nun Bayramoğlu sapağında görüldükten sonra akibetinden haber alınamadı.

İtalya'daki kız kardeşi Antonia Giuseppina Pasqualinio di Marineo ve nişanlısı Giovanni Chiari'nin, Pippa Bacca'dan 31 Mart'tan itibaren haber alamadıklarını bildirerek medya kanalıyla yardım istemesi üzerine, bu haberleri ihbar kabul eden Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri bazı ihbarları da değerlendirerek harekete geçti.

KATİL ZANLISI, TELEFONA KENDİ KARTINI TAKMIŞ

Polis, yaptığı araştırmalarda 31 Mart'ta Pippa Bacca'yı Gebze Bayramoğlu sapağındaki akaryakıt istasyonundan aracına aldığını belirlediği Murat Karataş'ı aramaya başladı. Eşinden ayrı yaşayan evli ve 2 çocuk babası olduğu belirlenen, ayrıca 3'ü hırsızlık olmak üzere birçok suçtan sabıkası bulunan Murat Karataş'ın peşine düşen polis, İtalyan sanatçının cep telefonunu da IMEI numarasından izlemeye aldı. Murat Karataş'ın Tekirdağ ve Çerkezköy taraflarında olduğunu belirleyen polis ekipleri buraya giderek onu kamyonetiyle birlikte ele geçirdi.

Murat Karataş, sorgusunda İtalyan sanatçıyı akaryakıt istasyonunda aracına aldığını, daha sonra Taşşancıl Köyü yakınlarındaki Ballıkayalar Mevkii'ne götürdüğünü, orada tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdüğünü itiraf etti. Polis bu ifade üzerine dün gece geç saatlerde katil zanlısı Murat Karataş'ı olay yerine götürdü. Gece yarısına doğru tamamlanan yer gösterme sırasında ekipler, ormanlık alanda çalıların arasında İtalyan sanatçının boğularak öldürülmüş çıplak cesedini buldu. Ceset, olay yeri ve savcı incelemesinin ardından Darıca'daki Gebze Devlet Hastanesi Morgu'na götürüldü. Yapılan otopside Giuseppina Pasqualino di Marineo'nın kendisinden son olarak haber alındığı 31 Mart tarihinde öldürüldüğü anlaşıldı.

`BARIŞ GELİNİ'

İtalya'da ve sanat dünyasında gelinlikli barış yürüyüşü nedeniyle `Barış Gelini' olarak da adlandırılan Giuseppina Pasqualino di Marineo'nun cesedi bulununca İtalyan Konsolosluğu'na bildirildi. Birkaç günden bu yana Türkiye'de bulunan kız kardeşi ve nişanlısı, saat 01.00 sıralarında konsolosluk görevlileri ile birlikte Gebze'ye geldi. Hastane morgunda teşhis edilen İtalyan kadının cesedi saat 04.00 sıralarında İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Sabaha kadar sorgulanan katil zanlısı Murat Karataş ise, günün ilk ışıklarında doktor muayenesine götürüldü. Yüzünü saklamaya çalışan zanlının tecavüz ve cinayet sırasında yanında başka kimse olup- olmadığı kesinlik kazanmazken, yanında 2 kişinin daha olduğu öne sürülürken, yetkililer bu konudaki soruları yanıtsız bıraktı. Karataş'ın en geç pazartesi günü adliyeye çıkarılması bekleniyor.

"GELİNLER SEYAHATTE" PROJESİ

Türkiye'de
kaybolan İtalyan sanatçı Giuseppina Pasqualino'nun di Marineo'nun, Gebze
yakınlarındaki bir ormanlık arazide ölü olarak bulunduğuna ilişkin haber
üzerine, "Gelinler Seyahatte" projesinin internet sitesine taziye
mesajları gelmeye başladı.

Haber sayfasında ziyaretçilerin mesajlarına ayrılan "Pano" bölümünde,
daha çok Pippa Bacca adıyla tanınan sanatçının ölü olarak bulunduğu
haberini, taziye mesajıyla duyuran bir Türk ziyaretçiye, "Luciano"
adlı bir İtalyan ise, "Bir kişinin yaptığı bir iş yüzünden sizin ve
ülkenizin utanç duyması gerekmiyor" mesajıyla karşılık verdi.

Bacca ve Silvia Moro adlı iki kızın, barış mesajı verme amacıyla,
gelinlik giyerek otostop yöntemiyle Balkanlar ve Türkiye üzerinden
Filistin'e ulaşma projelerini, tanıtım amacıyla oluşturulan internet
sayfasının girişinde henüz ölüm haberine yer verilmemesine karşın,
açılan "Pano" bölümüne, taziye mesajlarının bırakılmaya başlanması
dikkat çekti.

Müge adlı bir Türk de gönderdiği mesajda duygularını şu sözlerle dile
getirdi:
"Cesedinin bulunmuş olduğunu az önce televizyondan öğrendim. Ne kadar
üzgün olduğumu anlatamam. Ülkem adına utanıyorum. Tüm kalbimle, ona bunu
yapan veledi zinanın bir an önce yakalanmasını diliyorum. Ailesine ve
arkadaşlarına sabır niyaz ediyorum. Dualarım sizlerle".

Luciano ismini kullanan bir ziyaretçi ise ölüm haberini duyuran Türk
ziyaretçinin mesajına şu sözlerle karşılık verdi:
"Teşekkürler Müge. İyi bir insansın, hissiyatını da gerçekten takdirle
karşılıyoruz. Sana teşekkür etmekle birlikte şu sözümüze de kulak ver:
Bir kişinin yaptığı bir iş yüzünden sizin ve ülkenizin utanç duyması
gerekmiyor".

Unakıtan: Ücretler bankaya zorla yatırılacak

aravamikiMaliye Bakanı Kemal Unakıtan, önümüzdeki dönemde bütün ücretlerin bankaya yatırılmasının zorunlu hale getirileceğini bildirdi.

Unakıtan, kayıt dışı istihdam ve vergi kaçağı ile mücadeleye dönük yeni tedbirlerin uygulamaya konulacağını söyledi.

Bu çerçevede, ücretlerin bankacılık sistemi kanalı ile çalışanlara ulaştırılacağını kaydeden Unakıtan, ''Sosyal Güvenlik Kurumu, bu sistem
üzerinde çalışıyor. Yeni sistem uygulamaya konulduğunda, artık herkesin ücretleri bankaya yatacak. Bu kayıt dışı istihdamla mücadele açısından
çok önemli. Aynı şekilde işin vergi boyutu da var. Biz de buradan stopaj alıyoruz. Bu uygulama ile hem istihdam kayıt altına alınacak ve primler
ödenecek, hem de bizim vergi gelirlerimiz artacak'' dedi.

Unakıtan, sigortada aylık prim ve hizmet belgeleri ile muhtasar gelir vergisi beyannamelerini de tek beyannamede toplamayı düşündüklerini
belirtti.

Buna dönük çalışmaların devam ettiğini kaydeden Unakıtan, ''Yeni sistem devreye girdiğinde muhtasar beyannameler ile sigorta prim beyannameleri tek elden verilecek. İleride tahsilatı da tek elden gerçekleştirmeyi planlıyoruz'' açıklamasında bulundu.

CEZALAR ARTACAK

Maliye Bakanı Unakıtan, yeni dönemde vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele için vergi cezalarında da artışa gideceklerini söyledi.

''Cezaları artıracağız. Başka çare yok'' diyen Unakıtan, cezaların yanı sıra vergi incelemelerine de daha fazla başvuracaklarını vurguladı. Unakıtan, ''İkide bir kapıları biri çalacak ve (Şu yılın hesaplarına bakacağız) diyecek. Artık ağır inceleme yapmayacağız ama herkese dokunacağız. Herkes bir incelemeden geçecek'' diye konuştu.

ALKOLDEKİ VERGİ YÜKÜ

Bu arada Maliye Bakanı Unakıtan, İzmirli iş adamlarıyla yaptığı toplantıda da, alkoldeki vergi oranına ilişkin düşüncelerini açıkladı.

Uzun süredir alkollü ürünlerde vergi artışına gitmediklerine dikkat çeken Unakıtan, iş adamlarının bu ürünlerde nispi vergilemenin son
bulması ve sadece maktu vergilemeye gidilmesi önerilerine şu karşılığı verdi:

''Bütün bunları gelip, beraberce gözden geçirelim. AB ile müzakerelerde alkollü ürünlerdeki ÖTV konusunda kavga edip duruyoruz. AB, alkol oranı
yükseldikçe verginin de yükselmesini, alkol oranı düştükçe verginin de azalmasını istiyor. Biz, ona biraz yaklaştık ama burada da rakı sorun
oluyor. (Rakı bizim milli içkimiz) diyoruz ama onlar, bu konuda oldukça ısrarlı. Müzakereler için bu konuyu Dışışleri Bakanlığına da anlatmamız
lazım. Biz, burada sektörle birlikte hareket edeceğiz. Siz de bizim yanımızda olacaksınız.''

Unakıtan, rakının Türkiye'nin milli içkisi olduğunu ifade ederken, iş adamlarına, ''Sakın bana onu da Yunanlılar tescil ettirdi demeyin. Eğer
onu da Yunanlılar tescil ettiyse, vururum sizi'' şeklinde espri de yaptı. Ancak iş adamları, rakıyı tescil ettirdiklerini söyledi.

Unakıtan, görüşmede, dolar kurundan yakınan ihracatçılara da, Türkiye'de dalgalı kur uygulamasının bulunduğunu hatırlatarak, ''Kurlar, piyasada oluşuyor. Faizler de, piyasa, enflasyon ve diğer gelişmelere göre belirleniyor. Burada enflasyon da çok önemli. Enflasyonu düşürmemiz lazım. Hastalıklı vücutla hiç bir şey yapamıyorsun. YTL aşırı değerli. Ama Merkez Bankası bağımsız bir kurum'' diye konuştu.
Maliye Bakanı, iş adamlarının ihracat artarken, kurların düştüğünü belirtmeleri üzerine de, gülerek, ''Allah iki yerden birden vermiyor''
dedi.