| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HABERNAME

11 "magazin" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"magazin" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Bin dolarlık dans

andr ABD başkanlığı yaptığı dönemde stajyeri Monica Lewinsky ile yasak ilişki yaşayan Bill Clinton bu kez de "kucak dansı" yapan dançıyla yakalandı. Ülkesinde tanınan dansçı bu dansıyal tüm dünyaya adını duyurdu. Ama eski başkan, bir kez daha kendisini skandalın ortasında buldu. Dışişleri Bakanı olan eşi Hillary Clinton ise bu haber yüzünden yine sıkıntı yaşadı.

Beyaz Saray stajyeri Monica Lewinsky ile yasak ilişkisi nedeniyle az kalsın koltuğunu kaybeden, neredeyse gittiği her ülkede ismi yasak aşklarla anılan ABD eski Başkanı Bill Clinton bu defa da Arjantin'de bin dolar karşılığında ünlü dansçı Andrea Rincon'a özel kucak dansı yaptırdı. Rincon geceyi Clinton ile birlikte geçirmediğini söyledi.

TOPLANTIDAN SONRA STRİPTİZ KULÜBÜNE GİTTİ

Geçen hafta, başkanı olduğu Clinton Global Initiative (Clinton Küresel Girişimi) adlı vakfın konferansı için Arjantin’e giden 63 yaşındaki liderin toplantıdan sonra striptiz kulübüne gittiği ortaya çıktı.

Arjantin basınına göre Başkent Buenos Aires’teki Cocodrilo adlı bara giden Clinton ve arkadaşlarını kapıda, mekanın sahibi karşıladı.

VIP SALONUNDA GÖRDÜ

Amerikalı grup, hemen VIP salonuna alındı. Burada yarı çıplak genç kızlarla içki içen eski başkan daha sonra, Arjantin’in en ünlü dansçılarından ve Biri Bizi Gözetliyor yarışmasıyla ismini duyuran Andrea Rincon’u gördü.

Barın sahibinden 27 yaşındaki dansçının kendisine özel bir dans şovu yapmasını istedi. Rincon da, özel bir bölümde, Clinton’a kucak dansı yaptı. İkili yarım saat sonra barı terketti.

'Erkeklerin istediği herşey mevcut'

Başrolünde Paris Hilton’un oynadığı “The Hottie and the Nottie-Seksi ve Çılgın” romantik komedi filmlerinin tutkunlarını ve gülmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek isteyen sinemaseverleri ve erkekleri fazlasıyla memnun edebilecek bütün unsurları taşıyor.

2 Mayıs’ta gösterime girecek film aynı zamanda bir çeşit “Güzel ve Çirkin” komedisi.

Filmin merkezindhe “güzel ve şanslı” bir kadın olan Cristabel Abbott (Paris Hilton); onun daha az talihli arkadaşı June Phigg (Christine Lakin) ve ikisinin tam ortasında kalan sırılsıklam aşık bir erkek bulunuyor.

Paris Hilton GALERİSİ için tıklayın

Hikaye ise şöyle gelişiyor: İlkokul yıllarından beri Cristabel’in sevgilisi olma isteğiyle yanıp tutuşan talihsiz Nate Cooper’ın (Joel David Moore), hayallerinin gerçek olmasının tek bir yolu vardır. Erkeklerin kendisinden bucak bucak kaçtığı June’a acele bir erkek arkadaş bulmak zorundadır. Bunu başaramadığı takdirde hayallerinin kızını elde etme şansı sıfırlanacaktır. June artılarından çok eksileri olan, evde kalmış, hiçbir erkeğin kendisiyle ilgilenmediği bir kızkurusu olduğundan, ona gönüllü bir partner ayarlamak ve bulmak dünyanın en güç ve en zorlu görevidir. Nate aşkı uğruna imkansızı başarmayı deneyecektir.

Ablasının kocasıyla evlenen ünlü kim!

kocaa
Yaprak Dökümü bir dizi. Ama bu ünlümüzün yaşadıkları gerçek...

Milyonları ekran başına kilitleyen Yaprak Dökümü dizisindeki iki kız kardeşin aynı adamla yaşadığı aşkın bir benzerini ünlü popçu Nazan Öncel ve kız kardeşi Pınar Güvenel de yaşamış.

Geçtiğimiz günlerde bu aşkı yaptığı bir şarkı ile gündeme getiren Pınar Güvenel, ablası Nazan Öncel’in kocasını elinden aldığını iddia etti. Nazan Öncel, bu konuda sessiz kalmayı tercih etti. Peki eşi Akşit Togay ne düşünüyordu?

KOCAM ABLAMLA EVLİ

Togay, Yaprak Dökümü’ndeki Oğuz gibi önce Pınar Güvenel ile evlenmiş, ardından ablası Nazan Öncel ile dünyaevine girmişti. Pınar Güvenel’in “Kocam beni bırakıp ablamla birlikte oldu. Çocuğum travmalar geçiriyor” şeklindeki sözlerini Akşit Togay’a sordum. İşte Togay’ın açıklamaları: “Ben bugüne kadar bu konularla ilgili olarak hiçbir medyaya konuşmadım. Her şey insanlar tarafından nasıl algılanıyorsa öyle olsun, ben böyle bir medyanın içinde asla olmam. Buna karakterim müsait değil. Şimdi her şey ortalara dökülüyor. Beni neyle suçlarlarsa suçlasınlar benim bu konuyla ilgili söyleyecek bir şeyim yok. Kimseyle muhatap olmak istemiyorum. Pınar Hanım eskiden beri bu tarz açıklamalar yapıyor. Biz yine kendisine cevap vermiyorduk. Çocuğumun travmalar geçirdiği ise doğru değil, bu kendisinin uydurduğu şeyler.” Pınar Güvenel ise amacının ablasıyla barışmak olduğunu bu nedenle bu konuyu gündeme getirdiğini belirterek şunları söyledi:

 “ÇARPIK İLİŞKİ”

“Rahmetli annem ölmeden önce ablamla barışmamı bana vasiyet etti. Ben de o vasiyeti yerine getirmek için ablam Nazan ile barışmak istedim. Televizyonlara çıkmamın sebebi de bu yüzdendir. Benim Nazan’ın kocasından bir çocuğum var. Fakat babası çocuğuyla ilgili değil. Benim çocuğum baba sevgisizliğiyle büyüdü. Ve bu ilgisizliğin Nazan’dan kaynaklandığını biliyorum. Çünkü yaptırım kadındadır. Benim oğlum Amerika’da benzin istasyonunda çalışıyor. Artık Türkiye’ye gelmek istemiyor. Ablamla barışmak istememin bir nedeni de oğlumun babasıyla arasını düzeltmesi. Çok mağdur durumdayım. Yaşadıklarıma rağmen ablamı hiç karalamadım. Onların ilişkilerini ilk duyduğumda çıldırdım, kafayı yemek üzereydim. 9-10 yıl tedavi gördüm. Herkesin bir onuru var. Eski kocanızın tercih ettiği kadın ablanız olsa siz de çok acı çekerdiniz. Ben hiçbir zaman çarpık ilişki yaşamadım. Eniştesiyle evlenirken bunları düşünseydi. Bu yaptığı normal bir şey değil. Biz Nazan ile çok yakın iki kardeştik. Ona hiçbir şey konduramadım. Zaten bu olaylar yaşanırken ben çok küçüktüm. Nazan’ı evimizde misafir ediyorduk. Hatta o zaman eşim ona alt katımızda bir daire tuttu, kirasını biz ödedik. Şimdi beni şöhretini kıskanan kardeş olarak lanse ediyor halbuki ben Nazan’ı hiç bir zaman kıskanmadım.”

Kaynak: Vatan

Kiracılar dilinizi sıkı tutun

kiraci
Ev sahibi ile tartışmalı olan kiracılar dikkat. Siz siz olun dilinize hakim olun.

Yargıtay, ev sahibine hakaret ve tehditi tahliye nedeni saydı.

İstanbul’da, kira artışında anlaşmazlığa düştüğü ev sahibinin evine oğullarıyla giden kiracı, ev sahibine hem hakaret hem de tehditte bulundu.

Çıkan tartışmaya komşular da tanık oldu. Bunun üzerine ev sahibi, kiracısı ve oğulları hakkında savcılığa şikayette bulundu.

Ev sahibi, davasında, kiracılarının "tehdit, hakaret ve haneye tecavüz" eylemlerinden mağdur olduğunu ve kira sözleşmesinin iptal edilerek evin tahliyesini talep etti.

Mahkeme, "hakaret" ve "tehdit" eylemi ile "kiralanan konutun kötü kullanımı" arasında bağlantı olmadığını gerekçe göstererek tahliye davasını reddetti. Karar Yargıtay’da temyiz edildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, kiracı ve oğullarının "tehdit, hakaret, haneye tecavüz" eylemlerini, "kiralanan konutun kötü kullanımı" olarak niteledi. Yargıtay mahkemenin aksi kararını bozdu ve kiracısının tahliyesine hükmetti.

Bakan parasıyla zengin oldular!

Eski bakan Güner'in bankadaki parasını zimmetine geçiren Eryiğit çifti, bu parayla karpuz ticareti yaparak bir servet elde etti. Banka ve Güner'in zararını ödeyen çift 'etkin pişmanlık'tan da yararlanacak


bakanbeyEski Kültür Bakanı Agah Oktay Güner'in bankadaki hesabından 2 milyon 726 bin 891 YTL'sini zimmetine geçiren bankacı Nilgün Eryiğit ile kocası Halil İbrahim Eryiğit'in parayı işleterek zengin oldukları ortaya çıktı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Güner ile eşinin banka hesaplarındaki paranın ortadan kaybolmasına ilişkin soruşturmayı tamamladı. Savcı Vahdet Polatkan'ın açtığı davanın iddianamesine göre, tutuklu sanıklardan Nilgün Eryiğit'in Ankara'da bir bankanın Çankaya Şubesi'nde müdür olduğu, kocası Halil Eryiğit'in de Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nda işçi kadrosundan emekli olduğu kaydedildi.

İtibarlı müşteriler odaya

İddianamede, Nilgün Eryiğit'in itibarlı bir müşteri olan Güner'i odasında ağırladığı sırada hesabından para çekmeye başladı. İddianamede bankacı Eryiğit'in, 1 Haziran 2005-16 Nisan 2007 arasında Güner'in hesabına 345 kez girerek işlem yaptığı belirtildi.
Eryiğit'in, hesaptaki 1 milyon 883 bin 191 YTL'yi kocasının hesabına yatırdığının vurgulandığı iddianamede, zimmet olayı başladıktan sonra karı-kocanın yaşam standardının yükseldiği, lüks evler alıp döşedikleri kaydedildi. Halil Eryiğit ve okuldan yeni mezun olan kızının, kendilerine cip ve şirket satın aldıkları, kredi kartı harcamalarının 19 ayda 744 bin 887 YTL'yi bulduğu ifade edildi.

Karpuz zenginleri

Bankacı Eryiğit'in zimmetine geçirdiği parayı eşiyle birlikte "sermaye" olarak kullandığı da ortaya çıktı. Çiftin, bu parayla aldıkları karpuzları büyük alışveriş merkezlerine sattıkları, bu yolla milyon YTL'lik servete sahip olduğu vurgulandı. İddianamede, "Halil Eryiğit, eşinden aldığı paraları sermaye yapıp mal alarak satmak, evler, cipler ve şirketler satın almak suretiyle kendisince zimmete geçirilen paraları aklamaya çalışmıştır. En önemli delil, sanığın sermayesiz yaptığı milyon YTL'lik mal alımlarıdır" denildi.
İddianamede, Eryiğit çiftinin soruşturma sırasında yeni TCK'daki "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanmayı istedikleri belirtildi.

2 yıl sonra serbestler

Çiftin, Güner'in hesabından işlettikleri ve bankanın zararı olan toplam 2 milyon 726 bin 891 YTL'yi bankaya geri ödedikleri, bu nedenle, mevzuat uyarınca almaları gereken cezanın yarısından kurtuldukları kaydedildi.
Yeni TCK'daki etkin pişmanlık hükmüne göre, neden olunan zararın karşılanması halinde verilmesi gereken ceza yarı oranında indiriliyor. Bu nedenle 6 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması gereken çifte 3 yıldan 6 yıla kadar ceza verilebilecek. Mahkeme, cezayı alt sınırdan verirse, parayı işleterek zengin olan çift, İnfaz Kanunu'na göre 2 yıl hapis yatttıktan sonra serbest kalacak.


Mahkeme karar verecek

İddianamede, Eryiğit çifti hakkında zimmet suçundan elde ettikleri gelire el konulmasına dair bir talepte bulunulmadı. Banka da, zararının karşılanmış olması nedeniyle şikâyetinden vazgeçti. Ancak savcılık yine de kamu davası açtı. Eryiğit çiftinin zimmet suçundan elde ettikleri gelire el konulup konulmayacağı da yargılama sonunda belli olacak.

Milliyet

Google'a rakip olarak 'hakia' geliyor

  Teknoloji   İnternet haberi
 
Milliyet gazetesi yazarı Metin MÜNİR'in yazısı...

Dikkat Google! Türkler geliyor!

Türk nükleer fizikçi, eski Hacettepeli Dr. Rıza C. Berkan'ın girişimiyle Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulan "hakia" Google'a rakip olmaya hazırlanıyor.

Girişimin ortakları arasında cep telefonunu Türkiye'ye getiren Murat Vargı'nın sahibi olduğu NVHolding ve Mehmet Emin Karamehmet ve eski Turkcell Genel Müdürü Muzaffer Akpınar ile ortak olduğu KVK da var.

Şirketin yönetim kurulu başkanı, kuruculardan biri olan Dr. Pentti Kouri'dir. Kouri 1980'lerde Nokia'nin yönetim kurulunda görev almıştı.

hakia'nın operasyonlarından sorumlu müdürü, London School of Economics'te ekonomi okumuş ve Columbia Üniversitesi'nden MBA almış Melek Pulatkonak'tır.

100 milyon dolar

New York merkezli özel bir şirket olarak kurulan hakia, konuyu yakından bilen bir kaynaktan öğrendiğime göre, değişik ortaklardan 100 milyon dolara yakın sermaye topladı.

hakia, gelişme halinde olan semantik teknoloji kullanarak fark yaratmayı ve müşteri toplamayı ümit ediyor.

Semantik "manaya ait" anlamına geliyor.

hakia'nın geliştirmekte olduğu bu teknolojiyle arama makinesi arayanın ne istediğini kullandığı kelimelerden ve cümleden anlayacak.

Google, yazılan anahtar kelimeleri analiz ediyor. hakia ise arama kutusuna yazılan sorunun konseptini analiz ederek cevap hazırlayacak. Soruyu sorana Google'da olduğu gibi binlerce veya on binlerce seçenek sunmak yerine daha az miktarda ama soruya spesifik link yollayacak.

Microsoft'un yaptığı bir araştırmaya göre, Google ve benzeri arama motorlarında arama ortalama 11 dakika zaman alıyor. Geri yollanan cevapların yarıya yakın bir bölümünün soruyla hiç alakası olmuyor.

hakia'nın amacı, bu sakıncaları eleyerek Google'dan daha etkili ve popüler bir arama aracı olmak.

Önümüzdeki aralıkta faaliyete geçeceğini açıklayan hakia http://www.hakia.com/ adresinde denenebilir.

Başarılı olur mu?

Deneme sayfasında "Hakia Türkiye yakında hizmete girecektir", diye bir ibare var. Gene de, acaba çalışıyor mu diye arama kutusuna "Ölümden sonra hayat var mı?" diye bir soru yazdım. İngilizce yazılmış, "Biraz sıra dışı bir soru ama belki bunlar yardımcı olur" ibaresi altında onlarca ilginç sonuç aldım.

Ancak "Abdullah Gül" yazınca aldığım sonuç hayal kırıcı idi. "Doğru yolda olduğumu umarım" ibaresi altında Abdullah Gül'le pek ilgili olmayan sadece altı sonuç vardı.

Laf aramızda, ibareler hakia'nin ilginç ve hoş bir özelliği.

İngilizce yaptığım aramalarım daha başarılı oldu. Örneğin Abdullah Gul (ü yerine u koyarak) birçok sonuç getirdi.

hakia başarılı olabilir mi? Bu, oluşum halinde olan semantik teknolojiyi ne kadar çabuk geliştirebileceğine bağlı. Aynı teknolojinin peşinde olan başka şirketler de var. hakia onlardan önce ve onlardan iyi olursa ve kendini satabilirse dünya milyarderler listesine birkaç yeni Türk daha eklenecek demektir.

Bol şans çocuklar!


MİLLİYET

İbodan, Tarkan'ı kızdıracak taş

ibotasİbrahim Tatlıses, Sibel Can’la konser verdiği İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda Tarkan’a yüklendi. Hakaret ettiği gerekçesiyle Tarkan’a daha önce 50 bin YTL ödemeye mahkum edilen Tatlıses, bu kez de “Tarkan sanatçı değil, sadece şarkıcı” dedi.

 

Sibel Can’la birlikte Tarkan’ın ’Çakmak Çakmak’ şarkısını seslendiren Tatlıses, ünlü assoliste, “Sana şarkı verdi diye Tarkan’a toz kondurmuyorsun, hep ona iltifat ediyorsun” dedi. Sibel Can, konser öncesi kol düğmesi hediye ettiği Tatlıses’in yöneteceği bir filmde oynayacağını söyledi.


Hürriyet'ten Akp milletvekiline "LAN" lı yanıt...

Sana ne lan diyen vekile aynı dilden cevap geldi. Hürriyet sürmanşetten bu sözle yanıt verdi.
lanolum

AK Parti Balıkesir Milletvekili Cemal Öztaylan'ın Hürriyet'in fişleme haberine işte "Sana ne lan benim karımdan" diye tepki göstermişti. Sana ne lan ifadesi pek de alışık olmadığımız bir üsluptu..
Ne diyordu Öztaylan:

"Efendim, Balıkesir milletvekillerinden hangisinin karısının başı açık? Sana ne lan? İşiniz mi yok?"

HÜRRİYET'TEN "LAN" YANITI!

Cemal Öztaylan'ın bu "lan" çıkışına gelen yanıt da aynı oldu. Öztaylan'ın üslubu tartışılırken, Hürriyet de aynı dille Sana ne lan benim haberimden? başlığını attı.

Gazetenin köşe yazarı Mehmet Y.Yılmaz'ın köşe yazısı sürmanşete çıkarıldı. Bu başlık altında Yılmaz'ın şu sözleri yer aldı;
"Sana mı soracağız, gazetemize hangi yazıyı yazacağımızı, hangi haberi koyacağımızı? Bir demokraside, basının en temel görevlerinden biri de budur: Seçilenleri halk adına denetlemek. Bunu yaparken o haber falancanın hoşuna gitmez, bu haberi fişmekan beğenmez diye düşünmek gazetecilerin işi değildir. Başlık bu nedenle zorunlu oluyor: Sana ne lan benim haberimden?"

Görünen o ki "lan"lı polemik devam edecek gibi... Bakalım Öztaylan'ın buna yanıtı ne olacak...

İnternet gazete ve TV'yi sallıyor

internt
İnternet kullanıcısı her geçen gün artıyor. Bu durum en çok gazete ve TV'yi etkiliyor.Harvard Üniversitesi'den Prof. Thomas Patterson, internetin gazete okuyucusu ve televizyon seyircisi üzerindeki etkilerini araştırdı. İşte ilginç araştırmanın sonuçları...

ABD'de yapılan bir araştırma her geçen gün daha fazla insanın televizyon ve gazeteleri bırakarak haber kaynağı olarak internete yöneldiklerini ortaya koydu.

Araştırmaya göre bu eğilim birçok yerel gazetenin ölümüne neden olacak.

Harvard Üniversitesi profesörlerinden Thomas Patterson'un araştırmasına göre, internet kullanımının artmasıyla gazete ve televizyonların takipçileri azaldı.

Araştırma yalnızca ABD'de geçen yıl gazete tirajlarının yüzde 3 düştüğünü, televizyonlarınsa 1 milyon izleyici kaybettiğini ortaya koydu.

Araştırmaya göre yerel gazetelerin internet sitelerinin ziyaretçileriyse her geçen gün azalıyor.

Gülşen ile Diva arasında müthiş bir kavga patladı.


Bülent Ersoy Cokertme

BÜLENT ERSOY, ”KARİZMASINI ÇİZDİRMEMEK” İÇİN GÜLŞEN’İ PROGRAMINA KONUK ALINCA CANLI YAYINDA KIYAMET KOPTU!


Gülşen Karaböcükler

 

Sanat Müziği'nin ünlü sanatçısı Bülent Ersoy'un sunduğu "Yıldızların Altında"ya, Gülşen'in açıklamaları damgasını vurdu.ulsensTürk Sanat Müziği’nin ünlü sanatçısı Bülent Ersoy’un, geçtiğimiz haftaki programın konuğu Gülşen’i, son anda programa çıkarmaması, ikili arasında gergin açıklamalara neden olmuş ve tüm dikkatler önceki akşam yayınlanacak programa çevirmişti. Gülşen’in programa konuk olması, gergin anların da başlamasına neden oldu. Bülent Ersoy’u, kendi programında ”maşa” olmakla suçlayan Gülşen ile Diva arasında müthiş bir kavga patladı... İşte detaylar...

Bülent Ersoy ile Gülşen arasındaki tartışma gündemi daha çok meşgül edecek gibi... Gülşen, "Erol Köse'yle ilişkiniz oldu mu? diye soran Ersoy'a, "Evet, oldu. Ama bilmediğiniz şeyler var, programdan sonra ben size anlatayım, bir de benden dinleyin" diye cevap verdi. Ersoy'un ısrarlı soruları üzerine de, "Ben böyle bir şey söylemedim, programın tanıtımlarında bizim katılacağımız anonsları yapılıyordu, ama geçen hafta programa çıkamadık. Bunun nedeni olarak da Erol Köse gösterildi. Bir yıldır neler çektiğimi biliyorsunuz. Erol Köse, işlerimi engellemeye çalışıyor. Ben bir engellemeyle karşı karşıyayım" dedi. Ersoy'un bu konuda ısrarlı sorularına devam etmesi üzerine Gülşen, "Siz, o zaman maşasınız" dedi. Ersoy da, "Ben, maşa değilim, sadece Erol Köse'nin eşi benim çocukluk arkadaşım olduğu için onu kollamaya çalıştım" dedikten sonra programı kapattı.

 

bulent GÜLŞEN: EROL KÖSE HALA BENİM EKMEĞİMLE OYNUYOR

Program sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Gülşen, "Ben, Erol Köse ile birlikte olduğum dönemde, onun evli olduğunu bilmiyordum. Erol Köse'den ayrılmamı hazmedemedi ve benim ve benimle birlikte çalışan kişilerin ekmeğiyle oynuyor. Artık dayanacak durumda değilim. Konuşurken dahi, elim ayağım titriyor. Herkes artık işini yapsın" dedi.


ERSOY: BUNU YAPMAK ZORUNDAYDIM

Ersoy ise, "Ben bir kadın olarak konuşuyorum. Bir kadının acılarını paylaşarak, Gülşen'e sert eleştirilerde bulundum. Erol Köse'yi savunduğum için değil. Erol erkektir, yaptı, geçti, ama Erol'un eşi benim çocukluk arkadaşım, o çok acılar çekti. Ben de aynı acıları çekmiş birisi olarak, burada Gülşen'i sorguladım. Bunu yapmak zorundaydım, çünkü biz sanatçılar, halka doğru yolu göstermek zorundayız. Yani ben şimdi, 'Çok iyi yapmışsın' mı demem lazımdı, yani benim şimdi alkışlamam mı lazımdı. Ben, bugüne kadar hiçbir evli erkekle birlikte olmadım. Sanatçı olduğum için oturmamı, kalkmamı, konuşmamı bildim" dedi.


Gülşen Karaböcükler

Bülent Ersoy Çökertme